• 24.04.2019 00:00
  • (1267)

 "1914'de hiç bir şey olmamıştır... Ermeni soykırımı/tehciri bir yalandır..." şeklindeki resmi/gayriresmi inkara alışkınız... Bir de sinsice, "mahcup", haktan yana görünüp işi sulandıran tipte inkarcılar var... Bunların dilinde, hep "amalar", "fakatlar", "onu söyleyelim, ama şunu da unutmayalımlar" vardır... Ikınıp ıkınıp içini boşaltamayanlar gibidirler... Hani "diyecem ama diyemiyom" der gibidirler... Kırk dereden su getirirler... Bunlar genellikle sözümona ilericidirler de... "Hepimiz Hrantız" ya da "hepimiz Ermeniyiz" demekte bir mahsur görmezler... Tehlikesizdir bu ifadeler... Sonuçta, ne hepsi Hrantdır, ne de Ermeni...

Bunların en önemli kaytarma yolları, tehcir yıllarında Osmanlı'nın (hepimizin bildiği) ittifakları ve bu ittifakların tehcirdeki rollerinin öne çıkarılmasıdır... Yahu hele bir de bakalım, "evet Anadolu'nun kadim halklarından sayıları BİRMİLYONUN üzerinde Ermeni yok edilmiştir... Çeşitli yollarla... Bütün bunlar Osmanlı devletinin karar organlarınca kararlaştırılarak yapılmıştır..." Ondan sonra da Osmanlı'nın müttefiklerinin rolünü de konuşalım, başka hangi faktörler varsa onları da konuşalım... Yok... Olmaz... "Büyük Felaket" derler bir kere (Tehcir ya da soykırımı denmiyor, dikkat)... Çok üzgündürler, olan kötü şeylerden... Sonra hemen ardından sıralarlar, "Almanlar, Ruslar, Kürt derebeyleri ve Yahudiler ve emperyalizmin yüksek çıkarları"... Hadi canım sen de... De get!!!

Örnek Willy Brand

Bugün Willy Brand'ın Warşova'daki "Nazi Kurbanları Anıtı" önünde diz çöküşünün 49. yıldönümü... Bu herhangi bir yıldönümü değil... Soğuk savaş denen o dünyayı atom başlıkları üzerideki dengede yaşamaya mahkum eden dönemin sonunun başlangıcının yıldönümüdür... Ve elbette bu olayın kahramanı da, olması gerektiği gibi, Nazilere karşı mücadele etmekten hiç vazgeçmemiş, ödün vermemiş bir tarihi Alman Sosyaldemokratıdır... Savaş sonrası Almanya'da Avrupa'nın hiç bir yerinde olmadığı kadar geçmişiyle yüzleşme, aydınlatma çalışmaları yapılsa bile, hala savaş neslinin burukluğu, ezilmişliği ortamında her türlü seçim düşüncesinin dışına çıkıp orada, Alman halkının temsilcisi olarak diz çökmek ancak böyle bir insana yakışırdı... Beklendiğinin aksine, Almanya'da büyük bir saygıyla karşılandı bu hareket... Karşı çıkanlar olmadı mı... Elbette oldu... Onların da geçmişi kabul etmeyen, hala Hitler'e hayranlık duyan bir halk tabakası vardı, hala var... Ama Willy Brand, Almanların kısaca "WILLY" dedikleri adam bunu yaptı...

Geçmişiyle yüzleşmiş, alnı açık bir halk olmanın gururu bugün, Avrupa faşizminin diğer sorumlu ülkeleri arasında Alman halkına başka onurlu bir yer veriyor... %10 civarındaki seçmen potansiyeliyle bugün hala var olan Neo Naziler bu resmi bozamazlar... Bu halk, hatta savaş sonrası dönemde geçmişle yüzleşmede Batı'daki ulusdaşlarıyla aynı hassasiyeti (maalesef) götermemiş olan Doğu Almanya ile birleştikten sonra da, orada yapılmayanı yapıp, savaşın ve Nazilerin orada sebep oldukları yaraları sarmak için her şeyi yaptı... Dikkat edin, Sosyaldemokrat, Hristiyandemokrat, Liberal, Komunist ve diğerleri ayrımını yapmadan bir halktan sözediyorum...

Geçmişiyle yüzleşmek, Türkiye için, halkımız için hala üzeri örtülmeye çalışılan, inkar edilen bir durum ne yazıkı ki... Kendine sosyaldemokrat diyenler şapkalarını önlerine koymalılar ve dünyaya örnek olan Willy'yi örnek almalılar... Ama dürüst olalım, başında kendi soyunun da gazla, bombalarla katledilmiş, ama bunu inkar eden bir adamın olduğu bir sözümona sosyaldemokrat partiden umudu olanınız var mı... Düşünün, Ermenistan'daki Warşovada'kine benzer anıt önünde (hatta diz çökmesine de gerek yok) saygı duruşunda bulunan ve Türkiye halkının çekilen acıları paylaştığını dile getiren bir sosyaldemokrat bizi onurlandırmaz mıydı... Ben, açıkçası pek umutlu değilim... Bırakın bu sözümona sosyaldemokratları, adının önünde "komunist" ibaresi olan partinin bile milliyetçi olduğu ülkemizde, bunu beklemek hayalle iştigal etmek olur...

Bugün, Willy'yi anarken, onun daha sonraki çizgisiyle ilgilenmek zerre kadar aklıma gelmedi... Hatta Alman hükümetinin günümüzdeki yanlış, milliyetçi tutum ve politikalarından söz etmek de zerre kadar aklımdan geçmedi... Bugünü, yalnızca bu onurlu harekete, onun kahramanı Willy'ye ayırdım kafamda... Ve ilerde, umarım ben yaşarken, eğer bir politikacı da bizim ülkemiz adına böyle onurlu bir işi yapacak olursa, gözüm açık gitmez... Ne dersiniz, "ümit fakirin ekmeğiymiş"... Bakarsınız bunu yapacak bir "babayiğit" çıkar bu halkın arasından... Neden olmasın... Bir ömür boyu "hayatta olmaz" dediğimiz şeyleri gördük... Bakarsın olur...