• 27.01.2020 00:00

 Efendim 35 kişi hayatını kaybetmiş ya da 135 kişi hayatını kaybetmiş... Ben bu ülkede resmi ya da gayri resmi hiç bir açıklamaya gönülden inanmamayı öğreneli yarım yüzyılı aşıyor... Kaç kişinin hayatını kaybetmesi neyi değiştirir empati yapıp acı çekmek için... Neyi değiştirir 21. yüzyılda hala evlerin depremde çökmesinin ayıbını hissetmek için; günümüzdeki deprem bilimi ışığında bir tek evin çökmesinden bile utanılması için...

Devletin üzerine düşen görevlerin yanında, ev sahiplerinin duyarsızlığını da gözardı edemeyiz... Fotoğraflara yansıyan görüntülerde "modern" ve yeni binaların kum yığını haline gelmesinde, proje denetlemesi yapan meslek odasının sorumluluğu yok mu, inşaatın kontrolunu yapan mühendislere ne demeli...
Antalya'da bir çok kere tanık oldum... dereyatağına sera kuran köylü her sene serasını sele kaptırdığında "devlet yardım etsin" diye haykırır... Bir dahaki sene aynı dere yatağına sera kurar...
Devletin bir çok konuda olduğu gibi deprem konusunda da dört dörtlük görev yaptığına inanasım gelmiyor... Gelmez elbette... Bugüne kadar benim uzun hayatımda bu konuda kuşku duymam için yeterli tecrübem var...
Bu elim olayı siyaseten kullanmayı hoş görmüyorum... Ne hükümet tarafından gösterişli yayınlar, ne de muhalif yakınmalar ilgilendirmiyor beni... Bunları yapacağımız zaman ve fırsat var yeterince... Kim ne derse desin, herkesin imkanları dahilinde depremde canı yanan insanlarla dayanışması gerekiyor... Haberler bu konuda ümit veriyor... Yurdun her köşesinde insanlar dayanışma için harıl harıl çalışmakta... Benim için geçerli olan budur...