Vahap COŞKUN Köşe Yazıları

Yatırım Kredisi

Özgür Özel, 31 Mart’ı değerlendirirken yerinde bir benzetmeyle milletin kendilerine tüketim değil yatırım kredisi verdiğini söyledi. CHP bu krediyi har vurup harman savurursa millet onu tez elden ve en ağır biçimde cezalandırır. Ama çok çalışır da bu kredinin hakkını verirse, o vakit millet de onu daha büyük krediyle ödüllendirir. Bir başka deyimle; CHP’nin önünde ceza da var ödül de…

  • 15.04.2024

Pirus Zaferinin Sonu

2023’te AK Parti, muhalefetin her biri ders olabilecek boyuttaki yanlışları sayesinde Cumhurbaşkanlığı seçimini kazandı. Ancak bu bir Pirus zaferiydi. Seçmen uyarısını yapmış ve AK Parti için tehlike çanlarını çalmıştı. Fakat Beştepe ve Söğütözü’ndeki kulaklar bu çan seslerini duymazlıktan gelince bir yıl önceki Pirus zaferinin yerini acı bir mağlubiyet aldı.

  • 8.04.2024

Konuş sen nerelisin?

“Konuş, sen nerelisin?” diye çıkışan bir yaşlı Kürdün önünden başı önünde ve sessizlikle geçen asker ve polislerin görüntüsü, bu seçimin hafızlara kazınan görüntüsü oldu. Taşıma suyla değirmen dönmeyeceği gibi taşıma seçmenle de siyaset yapılmaz. 2024’te Kars’ın dışında kayyım atanan belediyelerin tamamına yakınında yönetime yeniden DEM Parti geldi. Kayyımlığın AK Parti’nin dibini oyduğu ortada. Buna rağmen kayyımlığa tekrar başvurursa, AK Parti bölgedeki silinişini hızlandırır.

  • 2.04.2024

31 Mart ve sonrası: AK Parti ve CHP

AK Parti için bu seçimlerde iki kerteriz noktası olduğu söylenebilir: Birincisi, Türkiye genelinde alacağı oy oranı; ikincisi, büyükşehirlerde nasıl bir performans göstereceğidir. CHP ise gerçekte sahip olduğundan daha fazla oy oranına ulaşabilir. Ancak bu, CHP sayesinde değil, çoğu yerde CHP’ye rağmen gerçekleşen bir başarı olur.

  • 31.03.2024

DEM Parti’de iki grubun mücadelesi

Zana ta Diyarbakır ve Urfa’dan İstanbul seçmenine “oylarınızı partinize verin” mesajı gönderirken, partinin Eşgenel Başkanı Hatimoğulları İstanbul adayına doğrudan oy istemiyor, isteyemiyor, seçmenini CHP’nin adayına yönlendiriyor. Tuhaf bir durum, siyasette dili kendi adayı için oy istemeye varmayan bir eşgenel başkana çok sık rastlanmaz! DEM Parti cenahından gelen sinyaller değerlendirildiğinde meydana bir yarılma tablosunun çıktığını söylemek mümkün. Bir tarafta Öcalan, diğer tarafta Kandil

  • 29.03.2024

Öcalan damgası

Leyla Zana, kendisini dinleyen büyük kalabalığa, “Öcalan’ın bir daha bu yolu açmasına hazır mısınız?” diye bir soru yöneltti. Zana’nın gerek Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan ile alana el ele girerek verdiği fotoğraf ve gerek konuşmasındaki tonlama, mesajın ve sorunun asıl sahibinin Öcalan olduğunu ima eder gibiydi. Sanki Zana aracılık yapmış ama suali Öcalan sormuştu.Zana’nın yerel seçimlerle ilgili söyledikleri de 2019 seçimleri öncesi Öcalan’ın HDP’ye yaptığı “tarafsız kalın” çağrısıyla aynı m

  • 22.03.2024

Siyasi realitenin kabulü

Selahattin Demirtaş, Leyla Zana ve Ahmet Türk’ün açıklamaları siyasi sahadaki realitenin kabulüdür. Kabul, iki yönlüdür: Dört yıl daha Erdoğan iktidarda ve eğer bir adım atılacaksa bu da Erdoğan ile atılmak zorunda. CHP ile mukayese edildiğinde Erdoğan’ın çözüm potansiyelinin daha fazla olduğunun teslim edilmesidir. İkincisi, Kürtlerin çok ağırlıklı bir bölümü silahla ve çatışmayla alınabilecek bir mesafenin olmadığını düşünüyor. Zana, Türk ve Demirtaş’ın ifadelerini, bu iradeye bir ses verme v

  • 22.03.2024

Kurum’un Beka Sorunu

Beka siyasetinin inandırıcılık kapasitesi düne göre daha düşük ve yerel seçimlerin bir beka meselesi olmadığı kanaati bugün çok daha yaygın. Vaziyet bu iken eski tarzda ısrar etmek, AK Parti’nin ve adayının durumunu iyileştirmektense daha da kötüleştirebilir. Dolayısıyla beka siyasetinin kendisi, Kurum için bir beka sorununa dönüşebilir ve onun bekasını karartabilir.

  • 13.03.2024

Cephe Siyaseti Kırılırken

14 ve 28 Mayıs’taki neticelerin ardından, partiler düzeyinde cephe siyaseti kırılma emareleri gösterdi. Kırılma, iktidar cephesinde daha yumuşak, muhalefet cephesinde ise daha sert yaşandı. İktidarda, AK Parti ve MHP, genel olarak birlikteliklerini korudular. Ancak, kamuoyu yoklamalarında yükselişte olduğu gözlenen YRP, Cumhur İttifakı’ndan koptu.

  • 3.03.2024

Hayat Bir Macera

Samet Ağaoğlu, Hayat Bir Macera adlı hatıra kitabında Birinci Dünya Savaşı ve Mütareke yıllarının İstanbul’una rastlayan çocukluğu ile Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında Ankara’da geçen ilk gençlik dönemini anlatır. Kitabı, 27 Mayıs darbesinin ertesinde müebbet hapis cezasına çarptırıldığı Kayseri Cezaevi’nde, 1963’te kaleme alır.

  • 26.02.2024

“Yetmez Ama Evet’çi Vatan Haini”

Türkiye’deki solcu, laik ve seküler kesimlerin bir bölümünün kafasında, AK Parti’nin yıkılması gereken bir Kartaca olduğuna şüphe yok. Onların indinde AK Parti, temsil ettiklerini ve hatta sahibi olduklarını düşündükleri her şeyin zıddını simgeleyen bir yapıdan başka bir şey değil.

  • 16.02.2024

Fetret devri

Dört bir yandan sıkıştırılıyor DEM Parti; dağın gölgesi, devletin baskısı, tabanın itirazları ve bileşenlerin farklı öncelikleri gibi mevzular partinin rahat bir nefes almasını engelliyor ama parti de bu sıkışmışlığı aşacak bir yol haritası geliştiremiyor. Parti bir fetret devrinden geçiyor ve tanık olunan gelişmeler, kısa vadede bu fetret devrinden çıkılacağına dair umut vermiyor.

  • 12.02.2024

Elindeki kozu bozuk para gibi harcamak

Elindeki büyük bir kozu, bozuk bir parayı harcar gibi harcadı DEM Parti. Seçmeninin istediği ve İstanbul için en isabetli aday olduğunu düşündüğü bir isme yol vermedi. Parti, seçmeninin sesini dikkate almadı ve Demirtaş’ı denklemin dışına itti. Artık kimi aday gösterirse göstersin DEM Parti, bu saatten sonra tabanında bir heyecan dalgası oluşturamaz. 1 Nisan sabahına DEM Parti, tarihinin en dramatik neticelerinden biriyle uyanabilir. Geçmiş olsun!

  • 9.02.2024

Çıkmaz Sokak

DEM, Mardin ve Diyarbakır’daki ön seçim imtihanlarından çaktı. Bu iki büyükşehirde iyi bir ön seçim yapılamaması, diğer şehir ve ilçelerdeki ön seçimlere dair de büyük soru işaretleri doğurdu. Öte yandan Başak Demirtaş’ın adaylığı DEM seçmeninde karşılık buldu. DEM’in İstanbul’da gösterebileceği en güçlü adayın Demirtaş olduğuna dair bir kanaat de tabana yerleşti.

  • 3.02.2024

Bir Kaymakam, Bir Zihniyet

Bir mülki idare amirinin, görevini tam olarak yerine getirmeyen, eksik ya da yanlış yapan bir kamu görevlisine “yüksek sesle tepki göstermek” ya da o kamu görevlisini darp etmek gibi bir yetkisi yoktur. Eğer gereği gibi yerine getirilmeyen bir vazife varsa, amirin yapması gereken bunu ilgili adli ve idari birimlere bildirmektir.

  • 29.01.2024

Demirtaş’ın dönüşü

  • 25.01.2024

DEM Parti, Ön Seçim ve Ahmet Türk

Ön seçim kararı, DEM Parti için doğru bir hamle oldu. Parti yönetiminin eli rahatladı; zira seçimlerde alınacak neticeye taban da ortak oldu. 31 Mart, DEM Parti açısından, artık tek başına merkezin tercihlerinin bir eseri olarak değerlendirilmeyecek; karar alma sürecine dâhil edildiği için taban da sorumluluğun bir parçası olacak.

  • 19.01.2024

İnsanlığın Namusunu Kurtaranlar

Güney Afrika’nın İsrail aleyhine Uluslararası Adalet Divanı’nda açtığı dava görülmeye başlandı. Mandela’nın varisleri, bu dava ile sadece Filistinlileri değil; temel hukuk normlarını, onurlu bir yaşam idealini, uluslararası barışçıl hukuk düzenini ve bir bütün olarak insanlığı savundu. İnsanlığı düştüğü yerden kaldıracak olan, Afrika’nın uzattığı bu eldir.

  • 15.01.2024

Tek İmparator

Beckenbauer bütünüyle bir futbol insanıydı; futbolcuydu, antrenördü, yöneticiydi. Dünya Kupası’nı hem oyuncu hem de hoca olarak kazanan üç kişiden biriydi. Ama aynı zamanda bu kupayı hem oyuncu (1966) hem de hoca olarak (1986) finalde kaybeden tek kişiydi. Libero pozisyona yeni bir yorum kattı. Tehlikeyi savuşturmakla iktifa etmek, Allah vergisi yeteneğine bir ihanet olurdu. O ihaneti yapmadı Beckenbauer; liberoyu top süren, topla çıkan, çalım atan ve böylece geride oyun kuran bir yeni bir kiml

  • 10.01.2024

Kendine Müslümanların Ülkesi

Burası, kendine Müslümanların ülkesi! Maalesef, başkasının hak sahibi olduğunu teslim etmek ve hukukuna saygı göstermek, bizde pek rastlanan bir haslet değil. Memleketin, hak ve hukuk sahasında bir türlü selamete çıkamamasının, gerçek bir “hukuk devleti” ve “demokratik devlet” olamamasının asıl sebebi de bu.

  • 6.01.2024

Sahne Işıkları

2023, iktidarın gücünü tahkim ettiği ve arada sırada bazı itiş-kakışlar olsa da birlikteliğini koruduğu, buna mukabil muhalefetin zayıfladığı ve birliğini kaybettiği bir yıl oldu. Mevcut manzara, 2024’ün muhalefet için çok daha zorlu geçeceğine işaret ediyor. 31 Mart akşamı kartlar yeniden dağıtılacak ve bazıları oyundan düşecek bazıları da oyuna girecek. Siyaset sahnesinin ışıkları kimilerini görünmez kılarken kimilerini de parlatacak.

  • 2.01.2024

İğne ve çuvaldız

Orhan Miroğlu, bir okula Esat Oktay Yıldıran ismini verilmesinin, Diyarbakır’da bir bulvara Şeyh Said isminin verilmesine karşı yapılmış bir misilleme olduğunu söyledi. Miroğlu, AK Parti’yi tamamen pasif bir özne gibi tasvir ediyor. Devletin içinde kötü niyetli bazı mahfiller var ve onlar AK Parti’ye tuzak kuruyor ve başına çorap örüyorlar. İyi de, AK Parti daha dün iktidar olmadı ki! 21 yıldır iktidarda ve önünde bir beş yıl daha uzanıyor. Evet, ilk iktidar olduğunda AK Parti’nin karşısına dik

  • 30.12.2023

Sorumluluk da vebal de siyasetin boynunda

Siyasetin hamasi söylevleri bir tarafa bırakıp serinkanlı bir biçimde meseleyi tahlil etmesi mecburiyeti vardır. Bu mesele, sosyolojik bir tabanı ve karşılığı bulunan siyasi bir meseledir; çözümü de siyasi olmak durumundadır. Sorumluluk da vebal de siyasetin boynundadır; eğer siyasi aktörler var olan tıkanmayı aşmaz ve toplumsal barışı inşa edemezlerse, maalesef bu acı manzaraları bitirmek mümkün olmayacak.

  • 29.12.2023

İbretlik ve utanç verici

Esat Oktay Yıldıran, insanlık tarihinin görebileceği en korkunç işkencecilerinden biriydi. Onlarca insan onun direkt katıldığı ya da sevk ve idare ettiği işkencelerde hayatını kaybetti, sakat kaldı. Yıldıran, yaptıklarıyla salt bir kuşağa cehennem azabı yaşatmadı; onun ektiği kötülük tohumları ondan sonra da halka hayatı zehir etti bıraktı. Ve şimdi bu insanlık katilinin adı bir ilkokula verildi. 12 Eylül faşizminin kol gezdiği seksenlerde, devlet terörünün ayyuka çıktığı 1990’larda bile cüret

  • 27.12.2023

Zavallı ve Necip Türk Milletinin Kara Talihi!

Kürt aydın Mustafa Remzi Bucak’a göre, Türk milletinin en büyük sorunu, kendisinden gerçekleri saklayan aydınlarıdır. Aydınları, apaçık olayları bile kendisinden gizlediği veya menfaatine uygun bir şekilde izah ettiği için Türk milletinin başına türlü musibetler gelmektedir.

  • 25.12.2023

Raf Ömrü

Nasıl ki 28 Mayıs’tan sonra Kılıçdaroğlu’nun siyasette ve partisinin başında kalma şansı yok idiyse, 31 Mart’ta tevil edilemeyecek kadar ağır bir yenilgi tattığı takdirde Akşener’in de siyasi kariyerini sürdürme şansı olmayacak. Bitiş çizgisine adım adım ilerliyor Akşener; 1 Nisan, onun siyasi raf ömrünün dolduğu gün olarak tarihe geçebilir.

  • 22.12.2023

Varlık sorunu

2024 seçimleri için rotasını belirlerken HEDEP, mutlaka iktidara kaybettirmek ve muhalefete kazandırmak düşüncesiyle değil, kendi varlığını korumak ve güçlendirmek düşüncesiyle hareket etmelidir.

  • 11.12.2023

Çıkmaz sokak

İYİ Parti yanlış tercihlerle kendini bir çıkmaz sokağa soktu. İYİ Parti’nin bu çıkmaz sokaktan çıkması ve kendini feraha kavuşturacak yeni bir yol bulması kolay değil. Şimdilik görünen o ki 2024 çok zor geçecek. İYİ Parti her halükârda bir duvara toslayacak, başını gözünü yaracak ve telafisi güç bir değer yitimine uğrayacak.

  • 5.12.2023

İmamoğlu’nun yolu

İmamoğlu, 2024’te 2019’daki başarısını tekrarlarsa CHP’de rakipsiz olur ve 2028’de yapılacak olan cumhurbaşkanlığı seçimi için adaylığını da büyük ölçüde garantiler. Fakat eğer kaybederse, şimdilik işlemekte olan Özel-İmamoğlu tandemi çöker ve CHP’de çarşı yeniden karışır.

  • 28.11.2023

Yargıda iç savaş

AK Parti’de birbirinden farklı iki tavır var. Bir yanda “milli” ibaresini bir sopa gibi kullanan bir grup var. Çok cevvaller, lafı eğip bükmüyorlar; doğrudan Yargıtay’a kol kanat gerip AYM’ye had bildiriyorlar. Diğer yanda ise, hukuki bir çizgide durmaya çalışan bir grup bulunuyor. Onlar ise Yargıtay'ın bu kararından da, yargıdaki bu çatışma halinden de, daha genelde MHP'nin yargıdaki etki ve ağırlığından da rahatsızlık duyuyorlar. İlkine göre bu ikinci grubun zaafı, karnından ve ortaya konuşma

  • 10.11.2023

Akşener’in imtihanı

  • 13.10.2022

İsviçre çakısı

  • 10.10.2022

Toplumun geniş bir kesimini dışlayarak ‘merkez’ olunabilir mi

  • 9.09.2022

Cadılardan korkup kadınları yakmak

  • 9.09.2022

Kutu içindeki kemikler

  • 9.09.2022

“O bayrağı öpebilir misin?”, “İstiklal Marşı’nı biliyor musun?..”

  • 26.08.2022

En heyecan verici taahhüt

  • 23.08.2022

HDP neden muhalefete, “AKP’ye dönüp ‘Siz Öcalan’la görüşüyorsunuz, biz de görüşmek istiyoruz’ deyin” çağrısında bulundu?

  • 9.08.2022

CHP’nin kabuğunu kırmak

  • 7.08.2022

Hukuk

  • 5.08.2022

Demirtaş’ın yeni liderlik testi

  • 29.07.2022

Çıkış yolunu aramak

  • 29.07.2022

Odadaki fil

  • 24.07.2022

Kürtlerin Türkiye medyası algısı

  • 24.07.2022

Yeni dönemde HDP

  • 24.07.2022

Kürtler ve muhalefet

  • 12.07.2022

Vesayet karşıtlığından vesayet mimarlığına

Dün siyasi yasaklarla mücadele ederek zafere uzanan AK Parti, bugün siyasi yasaklardan medet umuyor ve hatta ülkeyi siyasi yasaklarla tanınan bir ülkeye dönüştürüyor. Dün brifinglerle karar veren bir yargıya karşı yükselen itirazı temsil eden AK Parti, bugün kendisi talimatla işleyen bir yargı mekanizmasına bel bağlıyor. Ve dün bürokratik vesayet karşıtlığının keskin sözcüsü olan AK Parti, bugün kendi eliyle dört başı mamur bir vesayet rejimi inşa ediyor.

  • 27.06.2022

Sri Lanka: Askeri zafer barış getirir mi?

Sri Lanka, 21’inci yüzyılda bir devletin bir isyancı grubu bütünüyle mağlup etmesinin ilk misali olması hasebiyle, bu neviden sorunlar yaşayan ülkeler bakımından bir çatışma çözüm seçeneğine dönüştü. Fakat gerçek bir barışın inşası için çalışılmazsa, askeri zaferle halının altına süpürülen sorunlar gün gelir tekrardan oraya çıkar. Sri Lanka, işte bugünlerde tam da bunu tecrübe ediyor.

  • 21.06.2022

Öcalan eylemleri ve iktidarın ‘kazan-kazan’ı

  • 14.06.2022

Kürtler ve Mansur Yavaş: Laboratuvardan çıkıştan sonrası…

  • 2.06.2022

“Vur kır parçala, bu maçı kazan”

  • 29.05.2022

“Hukuk herkese lazım”

  • 18.05.2022

Adaylığın üç tarz-ı siyaseti

  • 16.05.2022

Serbest Fırka Hatıraları

  • 9.05.2022

Yargı bağımsızdır, bize tâbi oldukça!

  • 6.05.2022

Diyarbakır’ın insan hakları algısı

  • 12.04.2022

Daha Türkiyeli bir Kürt

  • 10.04.2022

“Yarının Türkiyesi”nde Kürtler

  • 24.03.2022

Önüm arkam sağım solum komplo!

  • 21.03.2022

Kürt milliyetçiliği (1): “Kürdistan Doğu’dadır”

“Kürt Milliyetçiliği: İlk Kürt Gazetelerinde Siyasal Kavramlar ve İslam (1898-1918)”* başlıklı kitap (2021), Murat Issı’nın doktora tezi. Orijinal dili Yunanca olan bu tez, Osmanlı İmparatorluğu içinde gelişen ve Osmanlı tarihiyle doğrudan irtibatlı olan Kürt milliyetçiliğinin gelişimine odaklanıyor. Issı’ya göre resmi Kürt tarih tezinin yazımının başlangıç dönemi ve radikal Kürt milliyetçi hareketinin doğum tarihi 1918’dir.

  • 17.03.2022

Ayı ve dans

  • 7.03.2022

Güçlü Meclis, istikrarlı hükümet ve özgürlükçü demokrasi

  • 1.03.2022

Kurucu siyaset ihtiyacı

  • 13.02.2022

Beştepe’deki hesap sandığa uyar mı?

  • 2.02.2022

Komünistin Eşkâli – II: Su Uyur Komünist Uyumaz

  • 1.02.2022

Komünistin Eşkâli – I: Ordu Gençlik El Ele Komünistler Hergele

  • 31.01.2022

Konu gerçekten Sezen Aksu değil!

  • 28.01.2022

Kürt meselesi: Otoriterliğin anahtarı mı yoksa özgürlüğün yolu mu?

  • 24.01.2022

Sopaya talip muhalefet

  • 19.01.2022

Değişim arzusu

  • 11.01.2022

Dindarların gözünden CHP

  • 2.01.2022

Makul seçenek

  • 29.12.2021

Tuğluk, düşman ceza hukuku ve vicdana çağrı

  • 26.12.2021

Asgari siyaset mecburiyeti

  • 13.12.2021

HDP’nin oyu

  • 30.11.2021

Atatürkçülüğün 'Sivil' hali

  • 25.11.2021

Helalleşme hem CHP hem de Türkiye için hayırlı

  • 19.11.2021

Hava değişiyor

  • 16.11.2021

On büyükelçi krizi

  • 25.10.2021

Muhafazakârların endişesi

  • 13.10.2021

Ahmet Arif’in hasreti

  • 12.10.2021

Endişeli kararsızlar

  • 27.09.2021

Hitler Üzerine Notlar – 1

  • 6.09.2021

Bir Almanın hikâyesi – 2

  • 24.08.2021

Bir Alman’ın Hikâyesi (1)

  • 19.08.2021

Sağduyu

  • 9.08.2021

Turnusol kâğıdı

  • 26.07.2021

Çok geç çok az

  • 23.07.2021

Baraj altı

  • 10.07.2021

Erken uyarı

  • 5.07.2021

Bir çözüm süreci muhasebesi

  • 22.06.2021

Savaşı haram kılmanın kıymetini bilmek

  • 14.06.2021

Peker’in kutusu

  • 6.06.2021

Cumhuriyet’in Diyarbakır’da kimlik inşası

  • 3.06.2021

Suskunluğun anlattığı

Sanırım bunu artık “konuşmamak” değil “konuşamamak” olarak tanımlamak gerekir.

  • 28.05.2021

Derin acziyet

  • 21.05.2021

Kürdistan’da iki yıl

  • 17.05.2021

Kendi başına çorap örmek

  • 14.05.2021

Eve giden yol

  • 12.05.2021

Çekirdek kitlede kırılma

  • 8.05.2021

Eski yol

  • 1.05.2021

“Babanız Atatürk”

  • 27.04.2021

Yanlış hesap

  • 22.04.2021

“Barış karşısında bütün savaş gerekçeleri bir hiçtir”

  • 18.04.2021

HDP ve üçüncü ittifak

  • 17.04.2021

Erasmus: Ortanın adamı ve ezeli uzlaştırıcı

  • 13.04.2021

Akşener’in Büyük Oyunu

  • 12.04.2021

Kinin acı tadı

  • 10.04.2021

İktidar her türlü eleştiriyi bununla ilintilendirecek

  • 6.04.2021

Düşmanla oynamak

  • 6.04.2021

Yeni bir sürecin imkânı

  • 4.04.2021

Kürdistan 1919

  • 28.03.2021

Newroz’un açtığı siyaset kapısı

  • 26.03.2021

Hukukun emri değil ortağın talebi

  • 23.03.2021

Türk milliyetçileri arasında

  • 16.03.2021

“Plan” tamam, darısı “eylem”e

  • 14.03.2021

Mümkün olanın sanatı

  • 5.03.2021

Karabekir’in Kürt meselesi – 1

  • 1.03.2021

Zaman ayarlı

  • 26.02.2021

İktidar rıza üretemeyince

  • 19.02.2021

Yeni anayasa mayası tutmaz

  • 8.02.2021

Değişim kararsızlara ve muhalefetin birliğine bağlı (*)

  • 31.01.2021

Politikada 45 yıl

  • 26.01.2021

MHP, şiddet ve siyaset (*)

  • 25.01.2021

Trump’tan sonrası (*)

  • 15.01.2021

Dersim Defterleri (2)

  • 11.01.2021

Yeni Kürt partisi (*)

  • 9.01.2021

Dersim defterleri (1)

  • 4.01.2021

Bir virüsün ettiği (*)

  • 2.01.2021

AİHM’in Demirtaş Kararı ve Görüş Kaybı

  • 30.12.2020

Amaç dayağı bitirmek değil dayak atan olmak!

  • 27.12.2020

Reform mecburiyeti ve MHP esareti arasında AK Parti (*)

  • 24.12.2020

Kıyıdan uzakta (*)

  • 18.12.2020

‘Her diktatörlük ahlak dışıdır’ (1)

  • 15.12.2020

Kararsızların iktidarı

  • 9.02.2020

AK Parti’den arta kalan (1)

  • 6.02.2020

Yeniden Birakujî mi?

  • 27.11.2020

Reform dönemi!

  • 26.11.2020

Biden Rüzgârı

  • 14.11.2020

Nefes borusunu tıkamak (*)

  • 13.11.2020

İki yanlış muhalefet tarzı (*)

  • 3.01.2020

Küçülen iktidar, büyümeyen muhalefet

  • 26.10.2020

Sükûnet içerisinde netlik (*)

  • 18.10.2020

Babacan bize misafir geldi

  • 13.10.2020

Anadil ve sancısı (*)

  • 11.10.2020

Seçim, aday ve algı*

Oyunu bozmak için siyaseti savunmak gerek (*)

  • 30.09.2020

Helikopterden düşen hukuk (*)

  • 27.09.2020

Güvenlik esareti (*)

  • 25.09.2020

Milli spor (*)

  • 14.09.2020

Sorunun iki yüzü

  • 6.09.2020

Çok ‘sağcı’ ama az ‘Kürtçü’ (*)

  • 31.08.2020

Geç kalmış bir fırtına*

  • 23.08.2020

Orwell abiye demli bir çay!

  • 17.08.2020

Herkes kendi evinde

  • 14.08.2020

Sosyolojiye ayak uyduramamak

  • 12.08.2020

CHP’de ‘İnce’ sızı!

  • 7.08.2020

Roller değişirken

  • 4.08.2020

Muhalefetin tuşları ve iktidarın sıkıntısı (*)

  • 26.07.2020

Ayasofya (*)

  • 20.07.2020

Metal yorgunluğunun ötesi

  • 10.07.2020

Davutoğlu siyasetinin beş ayırım noktası

  • 7.07.2020

Kırmızılar kazanınca biz de kazanmış sayıldık!

  • 2.07.2020

Üç parçalı muhalefet (*)

  • 29.06.2020

Ne herkes kör, ne de âlem sersem!

  • 23.06.2020

Sokağa düşmüş muhalefet (*)

  • 21.06.2020

Ahlaki zafiyete karşı topyekûn mücadele

  • 20.06.2020

O vekiller AK Partili ve MHP’li olsaydı? (*)

  • 15.06.2020

Bile bile lades

  • 13.06.2020

Muhalefet ve siyasî aklın gereği

  • 9.06.2020

Sıradanlaşan işkence

  • 5.06.2020

Tüpten çıkan macun

  • 30.05.2020

İktidarın ekmeğine yağ sürmek

  • 24.05.2020

Bir susturucu olarak darbe iddiaları

  • 15.05.2020

HDP ve Sancar

  • 10.05.2020

HDP: Yüzleşme ve İnşa

  • 5.05.2020

Muhalefet artık koyun güdebiliyor (*)

  • 4.05.2020

Politik körlük (*)

  • 24.04.2020

Tencerenin kapağı açıldı (*)

  • 18.04.2020

Devlet İçinde Devlet Olmak

  • 12.04.2020

Ulus-devletin itibarı ve sosyal devletin dönüşü

  • 10.04.2020

İnfazda eşitlik adaletin gereğidir (*)

  • 4.04.2020

Yardım kampanyasını sabote etmek

  • 2.04.2020

Alışkanlıkları değiştiren virüs (*)

  • 28.03.2020

Dünyayı felç eden virüs (1) Küreselleşme ve otoriterleşme (*)

  • 25.03.2020

Kürt gençlerini anlamak (2): Mitler ve gerçekler

  • 13.03.2020

Kürt gençlerini anlamak (1): Müslüman, Kürt ve özgürlükçü

  • 6.03.2020

HDP’de yeni dönem (*)

  • 1.03.2020

Kelepçe (*)

  • 25.02.2020

Suskunluk perdesi yırtılınca

  • 22.02.2020

Türkiye kurulurken Kürtler (2) “Türk ve Kürt millî sınırlarıyla sınırlanan Türkiye” (*)

  • 20.02.2020

Kadınların gözünden Türkiye

  • 16.02.2020

Kürt meselesi ve yeni oyun alanı

  • 14.02.2020

İdlib düğümü

  • 10.02.2020

Türkiye Kurulurken Kürtler (1): Kürtleri bize bağlayan ana kuvvet dindir

  • 6.02.2020

Siyaset yapma! (*)

  • 3.02.2020

‘Oyun’ üstüne oyun

  • 24.01.2020

Diyarbekir’de Kürt ulusçuluğu (*)

  • 16.01.2020

İktidara can simidi (*)

  • 13.01.2020

Yeni bir felaket davetiyesi

  • 3.01.2020

İki Ziya (3) Dinmeyen yara: Kürtler (*)

  • 28.12.2019

Geçmiş ve “Gelecek” (*)

  • 26.12.2019

Davutoğlu’nun “hodri meydan”ı (*)

  • 17.12.2019

Kürtler ve yeni partiler (*)

  • 15.12.2019

İki Ziya (1) “Başı kurşunsuz Ziya” ve “başı kurşunlu Ziya” (*)

  • 13.12.2019

Bir iç güvenlik tehdidi (*)

  • 8.02.2019

Sine-i millet

  • 2.02.2019

Elde var “zaman” (*)

  • 25.11.2019

Kemalizm yeniden şahlanırken (*)

  • 16.11.2019

Soçi’den sonra SDG (*)

  • 10.11.2019

Soçi’den sonra Türkiye (*)

  • 2.01.2019

Ateşe benzin döken akıl (*)

  • 26.10.2019

Tehlikeli yalnızlık

  • 18.10.2019

Fıratın doğusuna operasyon: Belirsizlikler ihtimaller

  • 11.10.2019

CHP’nin tarihi fırsatı (2): Avantajlar

Berlin ile konuşmalar (2) Yumurtalar, omlet ve ölüm (*)

CHP’nin tarihî fırsatı (1) zorluklar (*)

  • 28.09.2019

Ölümü kutsayarak bir gelecek kurulamaz (*)

  • 25.09.2019

Anneler, çocuklar ve siyaset (*)

  • 12.09.2019

İmamoğlu’nun uzun yolu (*)

  • 9.09.2019

Giyotinin altındaki kelleler (*)

  • 31.08.2019

Güvenli bölge, süreç ihtimali ve kayyım (*)

  • 28.08.2019

Bir siyasî intikam operasyonu (*)

  • 25.08.2019

Güvenli bölgeden ötesi (*)

  • 21.08.2019

Bambaşka bir AK Parti (*)

  • 9.08.2019

23 Haziran’dan sonra CHP (*)

  • 5.08.2019

Kürt fobisi (*)

  • 29.07.2019

Fabrika ayarları (*)

  • 20.07.2019

Reisi yanıltmak

  • 5.07.2019

Demokrasiye esaslı katkı (*)

  • 2.07.2019

Halkla inatlaşılmaz

  • 29.06.2019

O sandığa dokunmayacaksın!

  • 26.06.2019

Kürdistan’a dönüş (*)

  • 15.06.2019

Bayramlar aynı, tadı kaçan biziz (*)

  • 8.06.2019

Yeni siyasal arayışlar ve Kürtler (2) aktörler (*)

  • 4.06.2019

Yeni siyasal arayışlar ve Kürtler (1) genel eğilimler (*)

  • 3.06.2019

Ayrılık rüzgârı

  • 1.06.2019

250 sayfalık olmayan gerekçe

  • 26.05.2019

Zemin kayıyor

  • 24.05.2019

Kader seçiminde Kürtler

  • 19.05.2019

Erdoğan’ın büyük kumarı

  • 18.05.2019

Mutfakta pişen bir şey var (*)

  • 13.05.2019

İpler koparken (*)

  • 7.05.2019

Kendi altındaki halıyı çekmek

  • 6.05.2019

31 Mart dersleri (*)

  • 30.04.2019

İlk okumalar - 3 (*)

  • 21.04.2019

İlk okumalar - 2 (*)

  • 18.04.2019

Çuvala sığmayan mızrak

  • 15.04.2019

İlk okumalar-1 (*)

  • 7.02.2019

Son düzlükte (*)

  • 31.03.2019

Cumhur İttifakı ve korku siyaseti 3 (*)

  • 25.03.2019

Tolstoy ve Gandhi

  • 22.03.2019

Cumhur İttifakı ve korku siyaseti 2 (*)

  • 18.03.2019

Cumhur İttifakı ve korku siyaseti 1 (*)

  • 14.03.2019

Çözüm Kürtlerle konuşmakta

  • 4.02.2019

Demokrasiyi zehirlemek*

  • 24.02.2019

Aslolan hayatı savunmaktır (*)

  • 17.02.2019

PYD’nin Esed rejimiyle müzakeresi (*)

  • 11.02.2019

İntikamın ekşi tadı (*)

  • 1.02.2019

Güvenli bölge için üç plan (*)

  • 26.01.2019

Kapsayıcı siyaset ile dışlayıcı siyaset arasında CHP (1)

  • 25.01.2019

Bir ileri, bir geri

  • 19.01.2019

Taşlar yerinden oynarken - 3 (*)

  • 13.01.2019

Taşlar yerinden oynarken (2)

  • 9.02.2019

Taşlar yerinden oynarken - 1 (*)

  • 31.12.2018

31 Mart’a giderken (*)

  • 24.12.2018

Siyasî ayak oyunlarına hukukî kılıf

  • 14.12.2018

Çözümden korkanlar ve çözümü bekleyenler

  • 9.02.2018

“Akil İnsanlar”: Meşruiyete açılan kapı (*)

  • 2.02.2018

AİHM’nin "ağır" Demirtaş kararı*

  • 23.11.2018

Malatya (1) BİLSAM ve kayısı ezmesi

  • 16.11.2018

Son iki yılda HDP ve Demirtaş*

  • 9.01.2018

İttifakta çatlak

  • 3.01.2018

Çözüm süreçlerinde medyanın sorumluluğu*

  • 29.10.2018

Siyasete ayarlı hukuk*

  • 20.10.2018

ABD’nin kafasındaki Suriye (*)

“Terör uzantısı parti”

Aman kafanız karışmasın!

  • 21.09.2018

Soçinin anlamı

  • 21.09.2018

Tahran’dan sonrası (*)

  • 18.09.2018

İdlibde adım adım kıyamete

  • 11.09.2018

Karanlık geçmişi sahiplenmek (*)

  • 1.02.2018

On Ders

  • 28.08.2018

HDP’de çarşı karıştı (*)

  • 21.08.2018

İki partili siyasete devam*

  • 15.08.2018

24 Haziran (6): MHP ve İYİ Parti

  • 8.02.2018

24 Haziran (5) HDP’nin oyu kimin oyu? (*)

  • 31.07.2018

24 Haziran (4) HDP ve Demirtaş (*)

  • 20.07.2018

24 Haziran (3): CHP, Kılıçdaroğlu ve İnce

  • 17.07.2018

24 Haziran (2) Erdoğan ve AK Parti (*)

  • 10.07.2018

Suruç (2) İktidarın ölümcül günahları

  • 7.02.2018

24 Haziran (1) Genel manzara (*)

  • 30.06.2018

Suruç (1) Medyanın ölümcül günahları

  • 24.06.2018

Kaybedince sevineceğim bir iddia (*)

  • 22.06.2018

Saadet Partisinin Kürt raporu*

  • 19.06.2018

“Çatışmadan en fazla zararı toplum görüyor” (*)

  • 14.06.2018

HDP ve seçim barajı meselesi

  • 10.06.2018

Marmara’da bir ada (3) “Sokakta leşi sürünmeyen siyasetçi kalmayacak”

  • 7.02.2018

Zihnimin rengi

  • 6.02.2018

HDP ve kamburu

  • 1.02.2018

Ters tepme listesi (*)

  • 25.05.2018

Marmara’da bir ada (1) Efsanenin silik gölgesi

  • 24.05.2018

24 Haziran’a doğru bölgede durum (*)

  • 20.05.2018

Psikolojik üstünlük kaybı

  • 17.05.2018

24 Haziran ve Akşener’in Yazgısı

  • 14.05.2018

Barışın zamanı ve adresi

  • 11.05.2018

İYİ Parti kimin için “İYİ”? *

  • 5.02.2018

Şapkadan çıkan tavşan

  • 2.02.2018

Etik sorgulamanın doğru adresi

  • 24.04.2018

Göz boyama ve gözdağı

  • 20.04.2018

Taşeron işçinin ekmeğine göz koymak

  • 16.04.2018

Batı, Suriye’ye müdahale eder mi?

  • 13.04.2018

ABD için dönüş vakti mi?

  • 6.02.2018

Zeytindağı (2) “Tarihin hakkı tarihe, Cemal’in hakkı Cemal’e”

  • 3.02.2018

ABD’de Şahinlerin Dönemi

  • 30.03.2018

Afrin’in Ötesi

  • 24.03.2018

Mehmet Altan kararı (*)

  • 15.03.2018

“Paranız yoksa onurunuz var”

  • 12.03.2018

Resmî ideolojinin gücü (4)

  • 2.02.2018

HDP’nin Yeni Dönemi

  • 25.02.2018

Resmî ideolojinin gücü (3)

  • 8.02.2018

Resmî ideolojinin gücü (2)

  • 29.01.2018

OHAL, nasıl bir hal (3) Zorunlu kıyafet

  • 12.01.2018

Irak Kürtleri ve 2018*

  • 6.02.2018

OHAL, nasıl bir hal? (1) Hukuksuz yöntem

  • 3.02.2018

ABD’nin denge siyaseti ve PYD (*)

  • 26.12.2017

Kürdistan neresi?

  • 17.12.2017

Trumpın kuyuya attığı taş

  • 16.12.2017

Sarraf vakasıyla yüzleşmek (*)

  • 12.12.2017

Korku siyaseti kime yarar?

  • 2.02.2017

Kişi kültü ve demokratik normalleşme

  • 15.11.2017

“Halkın itimadına küfranı nimet etmem”

  • 13.11.2017

Kürdistn referandumu (7) Kürtlerin kaybı, Türkiye’nin kazancı mı?

  • 11.11.2017

Kürdistan referandumu (6) açlık-yokluk tehdidi

  • 6.01.2017

Kürdistan referandumu (5) beş bin Ülkücü

  • 3.01.2017

Kürdistan referandumu (4) beka meselesi

  • 20.10.2017

Kürdistan referandumu (3) İkinci İsrail

  • 16.10.2017

Kürdistan referandumu (2) zamanı değil

  • 10.10.2017

“Bildiğin gibi değil”

Hukuk ötesi SİHA

  • 24.09.2017

Kürt anasını gömmesin

  • 21.09.2017

“Ulus-devletçik”

  • 18.09.2017

Masum olsan ne fayda?

  • 15.09.2017

Suspus Meclis

  • 9.02.2017

Meclisin ruhuna fatiha

  • 2.02.2017

Rasyonel seçmen

  • 26.08.2017

Uzun vâdeli mücadele

  • 26.08.2017

“Dâvâ” bizden uzak olsun!

  • 22.08.2017

İşkenceye sıfır toleranstan, sıra dayağına

  • 15.08.2017

15 Temmuz’un ardından (5)

  • 10.08.2017

15 Temmuz’un ardından (4)

  • 7.02.2017

15 Temmuz’un ardından (3)

  • 31.07.2017

Onlar hem vatandaş, hem rehin/e

  • 27.07.2017

Akıldan uzakta

  • 26.07.2017

15 Temmuz’un ardından (2)

  • 23.07.2017

15 Temmuz’un ardından (1)

  • 20.07.2017

İnsan hakları ve AKP: Dün ve bugün

  • 19.07.2017

“Terörist”

  • 15.07.2017

Kürtler devlete “eyvallah” etmedi; PKK’ye de etmez!

  • 11.07.2017

Adalet yürüyüşünün karşılığı

  • 5.02.2017

Sanki bütün sorun “anlatamamak”mış gibi!

  • 26.06.2017

“Sayılı gündür, gelip geçer”

  • 20.06.2017

Damat tahliyeleri ve vekil tutuklamaları

  • 18.06.2017

Şüphe bulutlarını dağıtmak

  • 7.02.2017

Dava

  • 5.02.2017

Tabela ve bellek

  • 3.02.2017

Halkla inatlaşılmaz

  • 27.05.2017

Tarihî kişilikleri tartışmak

  • 26.05.2017

Ergenekon’un akibeti, 15 Temmuz’un başına olmasın!

  • 23.05.2017

Tarafsızlık süsü verilmiş ayırımcılık

  • 21.05.2017

Hangi cephe, hangi blok?

  • 17.05.2017

2019 arayışları ve Gül’ün adı

  • 13.05.2017

Erdoğan’ın dönüşü

  • 9.02.2017

CHP ve siyasetin kaynayan kazanı

  • 7.02.2017

16 Nisan’a vurulan mühür

  • 26.04.2017

16 Nisan’dan sonra AKP ve HDP ne yapmalı?

  • 22.04.2017

17 Nisana uyanmak

  • 19.04.2017

Neden hayır?

  • 16.04.2017

Dost ve post

  • 15.04.2017

Milleti denize dökmek

  • 7.02.2017

Anayasa değişikliğinin içeriği - 5

  • 4.02.2017

Anayasa değişikliğinin içeriği - 4

  • 30.03.2017

Anayasa değişikliğinin içeriği - 3

  • 29.03.2017

Anayasa değişiklik teklifinin içeriği-1

  • 29.03.2017

Anayasa değişikliğinin içeriği - 2

  • 27.03.2017

Nerden baksan tutarsızlık!

  • 14.03.2017

Bitpazarına nur yağmaz

  • 12.03.2017

15 Temmuz’un tapusu

  • 9.02.2017

Yapısal hatalar (3): Taahütlere uymama

  • 21.08.2015

Yapısal hatalar (2): Muğlaklık

  • 18.08.2015

Yapısal hatalar (1): Zaman

  • 13.08.2015

Bilek güreşi

  • 11.08.2015

Herkes kendine yakışanı yapar

  • 7.02.2015

Feryatlar gökyüzüne yükselirken…

  • 4.02.2015

Biz yapmadık, bağımsız birimler yaptı

  • 30.07.2015

Size savaş yaptırmayacağız

  • 28.07.2015

Akıl tutulması

  • 24.07.2015

Çıkış kapısı

  • 21.07.2015

Kabak tadı

  • 15.07.2015

Gerçeğe dönüş

  • 9.02.2015

Faili meçhul değil faili malum

  • 6.02.2015

Türkiyenin bitmeyen Kürt fobisi

  • 30.06.2015

Merkezin dönüşümü

  • 25.06.2015

Kalkınma ve özgürlük kıskacında Demirel

  • 23.06.2015

Koalisyon kurmanın güçlüğü ve unutkanlık

  • 18.06.2015

Çözüm koalisyonu

  • 15.06.2015

Bir parça huzura hasret kalmak

  • 11.06.2015

Kazanan siyaset ve demokrasi oldu

  • 8.02.2015

Seçim ve felaket senaryoları

  • 5.02.2015

Seçim ve siyasi rüşt

  • 2.02.2015

SEÇİM VE TARAFSIZLIK

  • 29.05.2015

Seçim ve normalleşme

  • 23.05.2015

Seçimler gelir gider, kalıcı olan barıştır!

  • 19.05.2015

Sinn Fein ile bir gün

  • 16.05.2015

Geçmişi geçmiş kılmak

  • 11.05.2015

PKK’nin özrü ne anlama geliyor?

  • 3.02.2015

HDP: Türkiyenin batısına konuşmak

  • 29.04.2015

HDP’nin merkeze yolculuğu

  • 28.04.2015

HDP’nin dezavantajları

  • 23.04.2015

HDP’nin avantajları

  • 22.04.2015

PKK çekilmeli

  • 17.04.2015

Demokrasiden umut kesmek

  • 14.04.2015

Barış sürecinin hukuku

  • 11.04.2015

Çözüm Süreci ve Yeni Anayasa

  • 7.02.2015

İzleme Heyeti ve PKK’nin meşruluğu

  • 6.04.2015

Eşme ruhu ve Genelkurmay’ın ruhu

  • 2.04.2015

Tavanda sorun, tabanda rahatsızlık

  • 28.03.2015

Barışın newrozu

  • 23.03.2015

Barış cümleleri toplamak

  • 20.03.2015

Çağrı, irade ve sorumluluk

  • 15.03.2015

Eyvah barış geliyor!

  • 8.03.2015

Tarihi çağrı

  • 4.03.2015

HDPnin seçimi ve olası sonuçları

  • 7.02.2015

Barışı provokasyondan korumak

  • 5.01.2015

Muhafazakâr dayatma

  • 3.01.2015

Seçim barajı ve Anayasa Mahkemesi

  • 24.12.2014

14 Aralık operasyonu

  • 19.12.2014

Başkalarının kiri

  • 17.12.2014

Şiddetin kapısına kilit vuralım

  • 24.11.2014

Doğru kelimeleri bulmak

  • 19.11.2014

Fas’ta IŞİD, laiklik ve Kobani tartışması

  • 11.11.2014

Kobani’de yeni dengeler

  • 7.11.2014

Puslu havayı dağıtmak

  • 27.10.2014

Dolmabahçe Toplantısı’ndan notlar

  • 22.10.2014

Bu ateş hepimizi yakar

  • 13.10.2014

Sağduyu ve itidal zamanı

  • 10.10.2014

Suriye’de yeni politika ihtiyacı

  • 2.10.2014

Kobani, rehineler ve Şer’den çıkan hayır

  • 23.09.2014

Çok-kültürlü eğitim, anadil ve Türkiye (1)

  • 19.09.2014

Yeni hükümet ve Çözüm Süreci

  • 13.09.2014

CHP Kongresi: Akıntıya karşı kürek

  • 10.09.2014

Kutuplaşma, helalleşme ve muhalefet

  • 7.09.2014

AKP’de yeni dönem: Erdoğan, Gül ve Davutoğlu

  • 3.09.2014

Demirtaş, cumhurbaşkanlığı seçiminde neyi başardı?*

  • 24.08.2014

Barış, çözüm ve provokasyon

  • 21.08.2014

‘Tarih’ tartışması

  • 17.08.2014

Kürtlerin ittifakı bir zorunluluk

  • 14.08.2014

İki kazanan, bir kaybeden

  • 12.08.2014

IŞİD vahşeti ve Kürtlerin birliği

  • 9.08.2014

İhsanoğlu’nun Diyarbakır mesaisi

  • 29.07.2014

Kürtler Kürt de olabiliyor!

  • 21.07.2014

Bize yine hasret kaldı

  • 16.07.2014

Türkiye, PKK ve Kürdistan

  • 13.07.2014

Bağımsız Kürdistan

  • 10.07.2014

Barış inşa ediliyor, bazıları neden mutsuz?

  • 8.07.2014

Demirtaş’ın adaylığı

  • 5.07.2014

Barışa katlanmak

  • 26.06.2014

12 Eylül’e müebbet

  • 20.06.2014

Elveda Kemalizm

  • 19.06.2014

Cezalandırmayalım, ödüllendirelim

  • 12.06.2014

Barışı toplum sahiplendi*

  • 10.06.2014

Barış annelere emanet!

  • 8.06.2014

Çözüm Sürecinde yeni aşama

  • 6.06.2014

Annelerin hasreti çabuk bitsin!

  • 31.05.2014

İki zihniyetin mücadelesi veya 27 Mayıs’tan çıkmak

  • 28.05.2014

Soma (2): Muhalefet ve sosyal medya

  • 23.05.2014

Soma (1): Mevcut durum, iktidar ve sorumluluk

  • 21.05.2014

Bakan Çağlayan’ın saati

  • 10.05.2014

Doğru politika, yanlış aktör

  • 5.05.2014

Anayasa Mahkemesi (3): Kılıç’ın konuşmasındaki yanlışlar

  • 3.05.2014

Anayasa Mahkemesi (2): Kılıç’ın konuşmasındaki doğrular

  • 29.04.2014

Anayasa Mahkemesi (1): Kararlar ve cumhurbaşkanlığı seçimi

  • 27.04.2014

Barışmak sabretmekle mümkün

  • 21.04.2014

2014 seçimlerinin aynasında AKP ve CHP *

  • 10.04.2014

Kürtler barışa oy verdi

  • 7.04.2014

Kaybedenler kulübü

  • 4.04.2014

Kürt siyaseti ve meşruiyet

  • 30.03.2014

‘Kürtlerin vakti geldi’ mi?

  • 25.03.2014

Barıştan korkmamak

  • 23.03.2014

Tahliye furyası ve yeni Ergenekon algısı

  • 19.03.2014

Sağduyu çağrısının muhatabı kim olmalı?

  • 16.03.2014

Hayatı ve ölümü araçsallaştıran bizlere dair…

  • 14.03.2014

HDP’ye saldırı: Kim yapıyor, neden yapıyor?

  • 11.03.2014

Atatürk’e hakaret, Türköne ve yargı

  • 5.03.2014

Güncellenmiş 28 Şubatlar

  • 2.03.2014

MİT Yasası: Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak

  • 27.02.2014

Başarısız bir 367 denemesi

  • 25.02.2014

İnternet yasası

  • 20.02.2014

‘İyi ki Öcalan var’

  • 18.02.2014

Barış huzursuzluğu

  • 10.02.2014

BDP ve HÜDA-PAR: Sorumluluk vakti

  • 6.02.2014

Cemaat’in Kürt meselesindeki perspektifi

  • 3.02.2014

Gülen’in BBC röportajı: ‘Bu arkadaş’ ve ‘adadaki insan’

  • 30.01.2014

Nasıl bir HSYK?

  • 28.01.2014

HSYK tartışması

  • 24.01.2014

17 Aralık ve Kürt siyaseti (3)

  • 16.01.2014

İnsafınız kurusun!

  • 9.01.2014

17 Aralık ve Cemaat (2)

  • 6.01.2014

17 Aralık ve AKP (1)

  • 3.01.2014

Roboski: Hakaret

  • 29.12.2013

Yargının Diyarbakır kriterleri

  • 25.12.2013

AKP, Cemaat ve demokrasinin ipi

  • 22.12.2013

Hawara Licê

  • 18.12.2013

Acının keyfini sürmek

  • 14.12.2013

Devletin mahremiyeti ve vatan hainliği

  • 11.12.2013

Diyarbakır’ın seçimi

  • 8.12.2013

Halkın sevgilisi Atatürk

  • 4.12.2013

Zarar gören, kaybeden hiç kimse yok

  • 3.12.2013

Koruculuk (2): Nasıl silah bırakırlar

  • 1.02.2013

Koruculuk (1): Neden korucu oldular

  • 28.11.2013

Dershaneler ve çözüm süreci

  • 26.11.2013

Kürtler ne yana düşer, Kürdistan ne yana düşer?

  • 23.11.2013

Diyarbakır buluşması: Semboller ve söylem

  • 19.11.2013

Ayar kaçmasın!

  • 16.11.2013

Siyasi değil itikadi

  • 12.11.2013

Kürtler arasında da barışa ihtiyaç var

  • 11.11.2013

Yeni bir kimlik ihtiyacı

  • 6.11.2013

Kim kimi Türkiyelileştirecek?

  • 4.11.2013

CHP, BDP ve Sarıgül

  • 29.10.2013

Demokratik felaket

  • 22.10.2013

Perakende demokrasi

  • 15.10.2013

Başörtüsüne tam özgürlük

  • 8.10.2013

Brükselde Gezi havası

  • 1.10.2013

Cami-cemevi ve asimilasyon

  • 24.09.2013

Tıkanmayı aşmak

  • 18.09.2013

Çantada keklik

  • 10.09.2013

Artık ana güzergah siyasettir

  • 4.09.2013

Stratejik konum

  • 28.08.2013

Ergenekona kefil olmak

  • 21.08.2013

Olmayacak duaya amin

  • 13.08.2013

Adaletin önündeki baraj

  • 6.08.2013

Kürt anasını görsün artık!

  • 30.07.2013

Demokratik reform ihtiyacı

  • 25.06.2013

ERDOĞAN, MESAJI ANLAMADI MI?

  • 18.06.2013

Gezi ve Kürtler

  • 11.06.2013

Vesayetin kurumsallaşması

  • 5.06.2013

Kimin iradesinden söz ediyorsunuz?

  • 28.05.2013

Veda vakti

  • 3.05.2013

Kürt meselesi nedir

  • 27.04.2013

Türkiye mucizesi

  • 19.04.2013

İrlanda dersleri

  • 12.04.2013

Çokkültürlü vatandaşlık

  • 8.04.2013

‘Türk kimliği’ meselesi

  • 29.03.2013

Newroz û Aşitî pîroz be

  • 22.03.2013

Barışın hâlleri

  • 15.03.2013

Vicdanımız reddediyor

  • 8.03.2013

Tedirgin olan kim

  • 1.03.2013

Ah bu arşivlerin gözü kör olsun!

  • 22.02.2013

‘Türk sorunu’

  • 15.02.2013

‘Solin Ölmesin’

  • 8.02.2013

‘Atatürk devrine dönemeyiz’

  • 1.02.2013

‘Fezleke hukuku’

  • 25.01.2013

Elbette ‘hubbu Ali’den’ değil!

  • 18.01.2013

Helva

  • 11.01.2013

Bu kez final barış olsun

  • 4.01.2013

Acıdan süzülmüş metanet

  • 30.12.2012

Bu dava bitmedi!

  • 28.12.2012

Resmi İlanlar