Eğitim Temel İhtiyaçtır

  • 13.04.2016 00:00

 Geçmişten günümüze kadar tüm toplumlarda kasıtlı bir kültürlenme süreci vardır. Ailede, sokakta , okulda ve her yerde bilinçli ya da bilinçdışı, bireysel ve toplumsal olan öğrenmeleri kapsayan bu kültürlenmenin amaçlı olarak yapılan kısmı eğitimdir. Sahip olduğu dinamikler ile toplumun her kesimini kapsayan bir misyonu temsil eder. Cehaletin tozunu silerek , doğru pratikler içinde erdemli bir karakter gelişimini sağlar. Bu da insanoğlunun en görkemli başarısıdır.

Hedeflenene varmanın diğer adı eğitimdir. Hedefi olmayan eğitim kısır bir süreçtir. Hedefine varmak isteyen eğitim bireylerde kendi yaşantısı yolu ile hakikate yönelik davranış değişiklikleri meydana getirmelidir. Aristo’nun dediği gibi ‘’yüreği eğitmeden beyni eğiten bir eğitim , eğitim değildir.’’Bu yüzden öncelikle, bireyi zihinsel ve ahlâki açılardan geliştirmelidir. Entelektüel boyutuyla yüreğinin bütünlüklü bir yapı içinde ahenkli hale gelmesine yardım etmelidir. Düşünme biçimlerini geliştirip, çok yönlü bakış açısı kazandırmaya çalışmalıdır. Eğitim eskiye değil eskimişliğe bir meydan okuma süreci olduğu için yenilikçi bireyler yetiştirmeyi hedeflemelidir. Bu davranış değişikliklerini oluşturmayan etkinliklerin oldu yerde eğitimden söz edilmez.

Eğitim, insanlığa yön veren soylu bir eylemdir. Sistemin özelliklerine uygun bireylerin yetiştirilmesi türünden ideolojik işlevi olduğu gibi ekonomik işlevi de vardır. Ülkenin gereksinim duyduğu nitelikli insan gücünü sağlamak için, bireylere belli beceriler kazandırıp onları etken ve üretici duruma getirmeye çalışır. Kültürel mirasın toplumun henüz olgunlaşmamış üyelerine aktarılmasını ve onların toplumsallaşmasını sağlar. Hayatın tadına varmaya ve onu daha iyi anlamaya yardımcı olur.

Eğitimden yoksun bireyleri kandırmak ve kullanmak çok kolaydır. Bu yüzden global emperyalist güçler eğitimli ve bilinçlenmiş toplumların varlığını istemezler. Çünkü insanları bir piyon gibi kullanmak için eğitimin şah damarına sürekli saldırılar. Eğitimi, sadece edinilmiş bilgi birikimi ile ölçen bir yapıya çevirmeye gayret ederler. Bireyi sosyal ilişkilerinde pasif konuma sokan, onun‘’insan olma’’ durumunu korumasını sağlayamayan bir sisteme dahil ederler. Bu fosil zihniyetler ‘’Oku’’ sistemini, günlük hayattan soyutlayarak onu ‘’ diploma al’’ seviyesine çekmeye çalışırlar. Kamu yararına kimlik ve kişilikler iğdiş etmeye çalışırlar ki zaten, böyle bir eğitim sistemiyle gönüllü izdivaçların, cehaletin derebeylerine teslim olmaktan başka bir anlamı da yoktur.

Eğitim, eğmeye değil doğrultmaya çalışmalıdır. Otoritelerin elinde, bireyleri kayıtsız şartsız itaat ettiren bir araç olmamalıdır. Romalı filozof Syrus'un dediği gibi, "Sadece cahiller eğitimi inkâr eder". Buna istinaden, geçmişteki kahramanlarıyla övünmek yerine onlar gibi kahramanlar ortaya çıkarmak isteyen sistemler, kendi eğitim sistemlerini toplumun beklentileri ve çağın gerekleri karşısında yenileyerek tekrar gözden geçirmelidir. Aksi halde cehaletin bedeli ağır olacaktır !

Eğitimin değerini elimizden çıktıktan sonraya bırakmayalım.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.