Türkiye, Suriye’de güvenli bir bölge kurmaya kararlı ama nasıl?

  • 3.02.2019 00:00

 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 1998 Adana Anlaşması’nın Türkiye ile Suriye arasındaki işbirliği için bir çerçeve olarak kullanmasına yönelik önerisine destek verdi.

Putin'in tam olarak ne söylediğine yakından bakmak önerinin kapsamının daha iyi anlaşılmasına yardımcı olabilir. 23 Ocak’ta, Erdoğan ile Putin arasındaki Moskova zirvesinden sonra düzenlenen basın toplantısında bir gazeteci, her iki lidere de kuzeydoğu Suriye'de güvenli bir bölge kurulması konusundaki görüşlerini sordu.

Erdoğan, Türkiye'nin 32 kilometre genişliğinde bir güvenli bölge kurulması için ABD ile anlaştığını söyledi. Putin ise böyle bir bölgenin BM Güvenlik Konseyi kararı veya ev sahibi ülkenin rızasıyla kurulabileceğini söyledi. ABD kuvvetlerinin Suriye'de meşruiyetinin olmadığını, çünkü Suriye hükümeti tarafından davet edilmediğini de sözlerine ekledi.

Bu ifadelerden iki farklı soru ortaya çıkıyor: Birincisi, terörle mücadele için Türkiye-Suriye işbirliğinin yeniden hayata geçirilmesi. Diğeri ise Türkiye sınırı boyunca uzanan Suriye topraklarında güvenli bir bölge kurulması.

İşbirliğinin yeniden hayata geçirilmesi konusunda Erdoğan, Adana Anlaşması’nın hem Suriye’de sınır ötesi askerî harekât düzenlenmesine hem de güvenli bir bölge kurulmasına izin verdiğini söyledi.

Suriye, Putin'in önerisini açıkça reddetmedi. Suriye Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan bir açıklamada, Türk askerlerinin Suriye’den tamamen çekilmesi şartıyla Şam'ın terörle mücadele adına Türkiye ile yapılan tüm anlaşmaları uygulamaya hazır olduğu belirtildi.

Bu konu Türk medyasında da tartışılmaktadır. 1998 yılında Adana Anlaşması müzakerelerindeki alt komitelerden birine başkanlık eden emekli Korgeneral İsmail H. Pekin, 27 Ocak'ta anlaşmanın terörle mücadele için yalnızca tek taraflı bir askerî harekâta değil, ortak bir harekâta izin verdiğini söyledi.

Türk hükümetinin tutumuna gelince, Erdoğan Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve egemenliğini desteklediğini defalarca söyledi. Türkiye bu taahhütlerden kolayca vazgeçemez; bu nedenle, zaman içinde Suriye'den çekilmesi bekleniyor.

Güvenli bir bölge kurulması konusunda, ayrışma ilk olarak Türk-Rusya ilişkileri düzeyinde ortaya çıkıyor. Putin, bu amaca ulaşılması için BM Güvenlik Konseyi kararının gerekli olduğunu söylediğinde bu fikre karşı olduğunu ifade etti. Konseye bir karar taslağı gelirse, Rusya muhtemelen veto yetkisini kullanacaktır.

Putin’in açıklamaları, BM Güvenlik Konseyi kararı olmadan bir güvenli bölge kurulması teşebbüsü olursa, Rusya’nın Türkiye’yi bundan caydırmaya çalışacağı anlamına da gelebilir.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov, güvenli bölge meselesinin Rusya ile Türkiye arasında görüşülecek bir konu olmadığına işaret etti. Ankara ile Şam arasında müzakere edilmesi gerekiyor. Bu sözler, Türkiye’nin ABD ile işbirliği içinde böyle bir bölge kurma girişiminin imkânsızlığına bir gönderme de olabilir.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov ABD birliklerinin ayrılmasıyla oluşacak boşluğun Suriye kuvvetleri tarafından doldurulması gerektiğini daha önce söylemişti. Bu, Rusya tarafından güvenli bölgeye yapılan ilave bir itiraz. Suriye, meselenin bu yönüyle ilgili tutumunu henüz açıklamadı.

Bununla birlikte, hiçbir ülkenin, onayı olmaksızın topraklarında böyle bir bölgenin kurulmasına razı olması beklenemez.

Güvenli bölgenin amacı ile ilgili olarak bir başka çelişki de Türkiye ile ABD arasında var. Üst düzey Amerikan siyasi figürleri, Kürtlerin korunmasına verdikleri önemi dile getirdiler. Başkan Trump, “Türkiye’nin Kürtleri vurması hâlinde, ABD’nin Türkiye’yi ekonomik olarak mahvedeceğini” tweetledi.

Dışişleri Bakanı Mike Pompeo “Türkler’in Kürtler’i katletmemesini sağlayacağız” dedi. Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, “ABD, Kürtler korunana kadar Suriye'den ayrılmayacak” dedi. Bu ifadeler ABD’nin Kürtleri, özellikle de IŞİD ile savaşmak için donattığı ve eğittiği YPG’yi Türk Ordusu’ndan korumak için güvenli bir bölge istediğini gösteriyor.

Türkiye ise bunun tam tersini yapmak, yani YPG üyelerini ortadan kaldırmak için bir güvenli bölge kurmak istiyor.

Türkiye'nin bu çelişkinin üstesinden nasıl geleceğinin görülmesi gerekiyor.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar