S-400 ve F-35Ler üzerine sert tartışma

  • 13.04.2019 00:00

 İki NATO müttefiki, Türkiye ve ABD, hava savunmasının iki önemli bileşeni üzerine sert bir tartışma yürütüyor: Saldırı ve savunma. Saldırı yönünü, Türkiye’nin de içinde olduğu birçok NATO ülkesi tarafından ortaklaşa üretilen, en gelişmiş savaş uçağı olan F-35 oluşturuyor.

Diğeri ise, Rusya tarafından geliştirilen ve dünyanın en verimli hava savunma sistemi olarak kabul edilen bir hava savunma sistemi.

Bu tartışma iki NATO müttefiki arasında devam eden birkaç sorundan yalnızca biri, ancak şu anda en kızışmış olanı.

ABD, F-35'lerin S-400 gibi etkin bir hava savunma sistemine sahip bir ülkeye teslim edilmesinin riskli olacağını söylüyor, çünkü hava savunma sistemi F-35’in zayıf yönlerini belirleyebilir ve Rus uzmanlar bu hassas bilgilere erişebilir.

Bu tartışmanın arka planı birkaç yıl öncesine dayanıyor. Suriye krizinin doruğunda, Türkiye NATO’dan Suriye’den gelebilecek olası bir saldırıya karşı korumak için Patriot füzeleri yerleştirmesini istedi.

Füzeler bir süre Türkiye’de konuşlandırıldı, ancak Ankara’nın Türkiye'nin halen risklere maruz kaldığını düşündüğü bir zamanda geri çekildi. Bu nedenle Ankara, son teknoloji bir hava savunma sistemi edinmeye ve müttefiklerin merhametine kalmamaya karar verdi. ABD ve Rusya'dan teklif sunmalarını istedi.

ABD, Rusya’nın ürettiği S-400 hava savunma sistemini satın almasını engellemek amacıyla Patriot füzeleri için 3.5 milyar ABD doları fiyat önerdi. Pentagon sözcüsü Eric Pahon, “Yeni piller, gelişmiş hava savunma füzeleri ve programın endüstriyel ve sistem geliştirme yönleri üzerinde taraflar arası koordinasyon önererek elimizden gelenin en iyi teklifi yaptık” dedi. Rusya S-400 sistemi için 2.5 milyon dolar talep etti.

Büyük fiyat farkının bir sonucu olarak, Türkiye S-400 almaya karar verdi.

ABD öfkeyle tepki gösterdi, ancak Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu geçtiğimiz hafta Washington’daki NATO dışişleri bakanları toplantısı sırasında S-400’ün alımının “bitmiş bir anlaşma” olduğunu ve geri adım atma gibi bir meselenin olmadığını söyledi.

Bunun yerine, Türkiye'nin S-400 sistemini uygulaması durumunda F-35'lerin maruz kalabileceği risk ayrıntılarını incelemek için teknik bir komite kurmayı önerdi. Pahon tarafından bu teklife verilen cevap şuydu: “Bu aşamadaki teknik bir çalışma grubu gerekli değil veya kesinlikle ABD'nin çözüm olarak gördüğü bir yol değil. Her düzeyde Türkiye’ye oldukça açık mesajlar verdik. S400 hava savunma sistemi, F-35 programı ve NATO müttefiklerimizin güvenliği için bir tehdittir.”

ABD, Türkiye’ye çelişkili mesajlar gönderiyor: Bir yandan, Türk pilotların F-35’e yönelik eğitim programını devam ettiriyor. Ayrıca, geçen hafta Türkiye'ye üçüncü bir F-35 teslim edildi. Bu jestler muhtemelen Türkiye'nin S-400 konuşlandırma konusundaki ısrarından vazgeçmesi umuduyla gerçekleştiriliyor.

Öte yandan, Türkiye'yi Rus sistemini satın almaktan caydırmak için tüm araçları kullanıyor. Seçim sonrası dönemde, CAATSA (Yaptırımlar Yoluyla Amerika’nın Düşmanlarına Karşılık Verme Yasası) uyarınca, Türkiye’nin ekonomisine ağır bir darbe vurabilecek olan ekonomik yaptırımlar uygulamakla tehdit ediyor.

Tehditler ayrıca, Türkiye’nin Suriye’deki askeri harekât niyetini de kapsıyor. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'ya atıfta bulunulan bir bildiride, Türkiye “tek taraflı bir askeri harekâtın yıkıcı potansiyel sonuçları” konusunda uyarıldı. Bu tehdit, Washington'da Pompeo ile Çavuşoğlu arasında yapılan görüşmeleri özetleyen bir ABD Dışişleri Bakanlığı açıklamasında da yer aldı.

Türk Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, böyle bir konunun toplantıda gündeme dahi gelmediğini söylese de, Pompeo Dışişleri Bakanlığı açıklamasında yer alan her kelimenin arkasında olduğunu söyledi. Pompeo her kelimenin arkasında olduğunu söylüyorsa, aslında bu kelimelerin dile getirilip getirilmediğini tartışmanın bir anlamı kalmıyor.

ABD'nin baskısı Pentagon ve Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamalarının ötesinde de devam ediyor. Kongre üyeleri geçen ay, Meclis Ödenekleri Komitesi’ne, Ankara S-400 anlaşmasıyla devam edecek olursa, F-35’lerin Türkiye’ye ulaştırılması için fon tahsis edilmesini önleyecek bir yasa çıkarılmasını isteyen bir mektup gönderdi.

Türkiye-ABD ilişkileri kesinlikle daha dar bir geçide doğru ilerliyor. İlişkilerin daha da bozulmasından kaçınılabilmesi, güzel bir sürpriz olacaktır.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar