Libya yeni bir kaosun içine mi giriyor?

  • 22.04.2019 00:00

 Libya Generali Khalifa Haftar 14 Nisan’da ülkenin zor durumdaki başkentini ele geçirmek üzere bir harekâta girişti. 2011 yılında, petrol zengini Libya, Libyalıları liderleri Muammer Kaddafi’den kurtarmak zorunda olduklarını düşünen ülkeler tarafından bir kaosa sokulmuştu.

Bu kendinden menkul zorunluluk hissi, on binlerce Libyalının ölümüne yol açtı. Hali hazırda Libya, sekiz yıllık uzatmalı iç çatışma sonrası yenilenen düşmanlıklarla karşı karşıya. Böylece, ülkenin petrol kaynakları, ülke insanları için yine bir lanet olma yönünde ilerliyor.

Uluslararası kamuoyunun istikrarı sağlamak için adımlar atmaya karar vermesi çok uzun sürdü. Ülkede oluşan iki ayrı güç merkezi, Libya krizinin başından bu yana, farklı dış aktörlerce desteklendi. 2014 seçimlerinde, İslamcılar 200 sandalyeli mecliste 30 sandalye kazandılar.

“Görevliler Konseyi” olarak adlandırılan parlamentodaki laik çoğunluk partisi, İslamcılarla işbirliği yapmayı reddetti ve merkezlerini Tobruk’a taşıdılar, bu itibarla Tobruk Hükümeti olarak adlandırılıyorlar. Bu grup uluslararası kamuoyunun çoğunluğu tarafından meşru hükümet olarak tanınıyor.

İslamcı grup ise kendini “Milli Kurtuluş Hükümeti” olarak adlandırıyor ve merkezleri Trablus’ta. Üç ülke tarafından destekleniyorlar. Katar, Sudan ve Türkiye. Sudan son askeri darbeden sonra fikir değiştirecek olursa, Türkiye ve Katar Trablus hükümetini tanımada (eğer bu hükümet yaşarsa) iyice yalnız kalmış olacaklar.

Aralık 2015’te, Birleşmiş Milletler Libya Misyonu  (UNSMIL) iki rakip hükümeti birleştirmek için büyük çaba gösterdi ve merkezi yine Trablus’ta olan bir Milli Uyum Hükümeti (GNA) kurdu. UNSMIL birleşik hükümetteki iki rakip kanat arasındaki kalan son pürüzleri ortadan kaldırmaya çalışırken, Haftar’ın askeri harekâtı pişmiş aşa su kattı.

Haftar rekabeti bitirmeye karar verdi ve Trablus’u ele geçirmek için operasyona başladı. Bu harekât, GNA’nın uluslararası kamuoyunun destek verdiği kısım tarafından ve de İslamcı kanata karşı olarak yapılıyor.

76 yaşındaki General Haftar, kargaşa dolu bir yaşam sürdü: Muammer Kaddafi'yi 1969'da iktidara getiren darbenin bir parçasıydı. 1973'te İsrail'e karşı Yom Kippur Savaşı'na katıldı. 1987'de, Kaddafi’nin Çad ile yaşadığı askeri çatışmalarda esir alındı. ABD tarafından müzakere edilen bir anlaşma sayesinde 1990 yılında serbest bırakıldı ve ABD'de Virginia'da 20 yıl kalarak, ABD vatandaşı oldu. Bu süre zarfında, Libya’ya ihanetle suçlanarak gıyaben ölüm cezasına çarptırıldı. Libya krizi patlak verdiğinde geri döndü ve Kaddafi'yi devirmede rol oynadı.

Önceki Libya parlamentosu 2012 yılında iki yıllığına seçildi, ancak görev süreleri sona erdiğinde yetkilerini devretmeyi reddettiler. Haftar, İslamcılara karşı bir kampanya başlattı ve 2014 seçimlerinin yapılmasında oldukça etkili oldu.

Ülke topraklarının yüzde 90’ından fazlasını kontrolünde tutmasına rağmen, Trablus'u ele geçirme operasyonu batağa saplandı, çünkü Trablus hükümetini destekleyen pek çok grup Haftar’a karşı direnmek için hızlıca örgütlendi. Çatışmalar hala devam ediyor, ancak sonuç belirsiz.

Mısır Haftar'a tam destek verdi. Suudi Arabistan ve BAE'nin de destek vermesi oldukça muhtemel görünüyor. Batı güçlerinin tutumu ise çelişkili. BM gözetiminde, GNA’nın rekabet eden iki kanadı arasındaki tartışmalı meseleleri çözmek için Libya’da bir toplantı düzenlendi.

ABD, İngiltere ve Fransa gibi BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri, BM Güvenlik Konseyi’nde kabul ettikleri kararlarla çelişmemek için Haftar’ın harekâtına açık destek vermek istemediler. Bu nedenle, düşmanlıkların durması gerektiğini söyleyen açıklamalarla yetindiler. Ancak, Haftar’ın Trablus’a saldırılarını önlemek için de hiçbir şey yapmıyorlar.

Geçen hafta Fransa, Haftar’ın operasyonunu kınayan ve onu geri çekilmeye çağıran bir taslak AB kararını bloke etti. Bazı ülkeler yüksek sesle düşmanlığın durması gerektiğini söylerken, Haftar'a silah sağlamaya devam ediyorlar.

Haftar hedefini kısa zaman içinde hayata geçiremezse, uzun sürecek bir iç savaş olasılığı Libya’yı bekliyor olabilir.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar