Barış Pınarı Harekâtı: Türkiye’nin zararına büyük ve köklü bir değişim ihtimali var

  • 19.10.2019 00:00

 Türkiye'nin Suriye'nin kuzeydoğusundaki askeri harekâtı hedeflerine ulaştı mı? 9 Ekim'de başlatılan ve 'Barış Pınarı' adı verilen operasyona dair Türk makamları, Suriye topraklarından 30 km içeri girildiğini ve sınıra paralel olan M-4 otoyolunun kontrolünü ele geçirdiklerini açıkladı. Bu da Türk ordusunun YPG'nin silah ve personel tedarikini kesintiye uğratmasına olanak sağlıyor.

Uluslararası medyanın iddia ettiği şey ise biraz daha farklı, ama savaşlardaki ilk kurbanın gerçek olduğunu itiraf etmeliyiz. Her zamanki gibi, Türk medyası ve uluslararası medya bu askeri harekâta kendi bakış açılarından bakıyor. Mutlak gerçek ortada bir yerde olmalı.

Şu ana kadar bildiğimiz şey, Türk ordusunun Suriye topraklarına, Suriye'nin iki kasabasının doğu ve batı banliyölerinden sızdığı: Tel Abyad ve Rasulayn.

Bir aşamada, Türk ordusunun bu iki kasabayı hilal şeklinde kuşatacağı, çemberin güney tarafını Suriye çölüne doğru açık bırakacağı, böylece kaçmak isteyenlerin bunu yapabilecekleri, böylece ev ev mücadele zamanı geldiğinde sivil kayıpların hafifleyeceği iddiaları vardı. Ya bu değerlendirme yanlıştı ya da Türkiye stratejisini değiştirdi ve kuşatmayı tamamlamaya ve çemberi kademeli olarak sıkılaştırmaya karar verdi. Bu stratejilerin her ikisinin de kendine özgü bir değeri var.

ABD'li yetkililer, Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) Türk ordusunun saldırılarıyla zayıflatılması halinde IŞİD teröristlerini hapishanelerinde veya kamplarında tutamayacakları haberlerini yayıyor. Bu soru, hararetli tartışmaların önemli bir konusu olarak öne çıkıyor. Türk medyası, Ayn İsa'daki boş hapishane binalarının görüntülerini yayınladı. ABD yetkilileri, bu hapishanelerin Kürtleri suçlamak için Türkiye destekli Suriye Ulusal Ordusu tarafından boşaltıldığını iddia etti.

ABD çoktan, aralarında İngiliz yardım görevlileri Alan Henning, David Haines ve gazeteciler James Foley ve Steven Sotloffanti’nin de bulunduğu çok sayıda sivilin kafası kesilerek infaz edilmesinden sorumlu Alexanda Kotey ve Al Shafee al Sheikh adlı iki üst düzey IŞİD mahkumunu kendi kontrolü altındaki alanlara sevk etti.

Gözaltındaki IŞİD teröristlerinin sayılarına ilişkin de farklı iddialar var. ABD, sayılarının 19 bini bulduğunu söylüyor. Türk yetkililer farklı rakamlar veriyor. Onlara göre şiddet eylemlerine katılanların sayısı, yaklaşık 15 bin. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “Cezaevlerinde tutulması gerekenleri orada tutmaya devam edeceğiz. Vatandaşlığı tespit edilenlerin ülkelerine iade edilmesi gerekiyor. Kadın ve çocukları ait oldukları toplumlara entegre etmeye çalışacağız" dedi.

Erdoğan'ın bu soruna makul bir çözüm bulma çabasına rağmen, bu ifadeleri dünyadaki birçok kişiyi korkuttu, çünkü IŞİD teröristlerinin topluma kolayca entegre edilemeyeceğini düşünüyor. Bu teröristler gerçekten de sadece Tanrı'nın emirlerini uyguladıklarına inanıyorlar.

Suriye'deki olayların gidişatını büyük ölçüde etkileyebilecek bir diğer sonuç ise, SDG'nin Suriye hükümetine YPG tarafından tutulan Menbiç ve Kobane'nin kontrolünü alma çağrısı yapması oldu.

“Barış Pınarı Harekâtı’nın ilk günlerinden beri böyle bir sonucun çıkma ihtimali fısıldanıyordu. Ancak, Suriye hükümeti tarafından BM Genel Sekreteri'ne birkaç hafta önce gönderilen bir mektup, Suriye Hükümeti ile YPG arasındaki işbirliğinin fizibilitesi konusunda şüphe uyandırmıştı, çünkü mektupta YPG'den “ABD'nin kullandığı terörist bir araç” olarak bahsediliyordu.

O dönemde Türkiye ile Suriye arasında, her ikisinin de düşman olarak gördüğü YPG (veya SDG) ile mücadele etmek için işbirliği yapmak konusunda altın bir fırsat vardı. İki ülke arasında işbirliği için mevcut bir çerçeve ise zaten var: 1998 Adana Mutabakatı. Rusya ve İran, Türkiye'ye bu çerçeveyi işbirliği için kullanmasını önermiş, ancak Türkiye bu öneriye kulak tıkamıştı.

Bu fırsat şimdilik kaçırılmış gibi görünüyor. Bu haberle ilgili belirsizlik ise henüz tamamen yok olmadı. Doğru çıkarsa, Suriye krizinde Türkiye’nin zararına büyük ve köklü bir değişim olabilir.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar