İranın istikrarsızlaşması bölgedeki paradigmaları değiştirebilir

  • 2.02.2019 00:00

 İran’da pek çok şehir, bir haftadan fazla bir süredir ciddi bir kargaşa içindeydi. Kargaşanın görünen nedeni, yaşam maliyetinin artmasıydı. Dünyada petrolün en ucuz olduğu ülkelerden biri olmasına rağmen, 100’den fazla şehirde insanlar petrol fiyatlarına yapılan yüzde 50 oranındaki artışı protesto etmek için sokaklara çıktı. Bu tepkilerin başka sebeplerinin de olabileceği ihtimaline rağmen, petrol zammı bardağı taşıran son damla olabilir.

Benzer bir kargaşa iki yıl önce 28 Aralık'ta Meşhed'te başlayıp ülkenin dört bir yanına yayılmış ve aralarında polis memurlarının da bulunduğu 20'den fazla kişi hayatını kaybetmişti. O zamanki kargaşanın sebebi, yumurta ve diğer bazı ana ürün fiyatlarının yüzde 40 oranında artmasıydı. Ama İran Hükümeti o zaman sorunu yönetebilmişti.

Her iki durumda da, rahatsızlıkların altında yatan nedenler ekonomik güçlükler. Ancak bu kez göstericilerin sayısının bir öncekinden iki kat daha fazla olduğu tahmin ediliyor. 2018'de sayı 42 bin iken, 2019'da bu sayı 87 bine ulaştı. Sonuç olarak, hem protestocular hem de polis daha şiddetli yöntemler kullandı.

Dini lider Ayetullah Ali Hamaney geçen hafta yaptığı açıklamada, fiyat artışının ‘yasama, yargı ve yürütme’nin kararı olduğunu belirterek, kararı desteklediğini söyledi. ABD, İran'a nükleer programı nedeniyle sıkı yaptırımlar uyguluyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (beş daimi üyesi ve Almanya) Avrupalı üyeleri, Amerika’nın tek taraflı yaptırımlarını aşmak için uygulanabilir bir mekanizma bulamamışlardı.

İran halkının güçlü direncine rağmen, yaptırımlar İran'da günlük hayatın hemen hemen her kesitinde hissediliyor. 1979 Humeyni Devrimi genç neslin beklentilerini karşılayamadı. Protestocuların liderler aleyhinde slogan atmasının nedeni de bu olmalı.

İsrail akla gelebilecek hemen hemen her alanda açıkça İran karşıtıdır. Bu nedenle İsrail'in, elini kirletmeden bu gösterilerin kontrolden çıkması için her şeyi yapabileceği varsayılabilir.

Bunları tespit ettikten sonra, mevcut İran rejiminin çökmesi halinde Amerikan yanlısı veya Batı yanlısı bir rejimin ortaya çıkmasını beklemek iyimserlik olacaktır. İran 2 bin 500 yıllık devlet tecrübesi olan bir ülkedir. Amerika Birleşik Devletleri kurulmadan ve mevcut Avrupa ülkelerinden herhangi birinin varlığından önce, 2 bin yıldan fazla bir süre var olmuştur. 

İran’ın büyük filozof ve şairleri Sadi ve Hafız Şirazi ve Ömer Hayyam, Avrupa Rönesansı’ndan iki yüz yıl önce eserlerini yayımladılar. İran petrol zengini bir ülkedir; nükleer teknolojiye, yüksek eğitimli akademisyenlere ve çok güçlü bir diplomasiye sahiptir. Böyle bir ülkenin yaptığı her şey ciddiye alınmalıdır.

Protestocular arasında, elbette Batı toplumunu destekleyen bireyler vardır, ancak ulusun daha büyük bir çoğunluğu kendi geleneklerini ve Batı karşıtı duygularını koruyacaktır. Bu nedenle, mevcut rejim çökse bile Amerikan karşıtı, İsrail karşıtı ve Batı karşıtı duygular galip gelecektir. 

İran istikrarsızlaşırsa, bölgedeki birçok ülke için pek çok paradigma değişebilir ve bu durum, uzak ülkeleri dahi etkileyebilir. Ayrıca İran da misilleme yapmak için araçlara sahiptir ve Ortadoğu’da düzeni yeniden sağlamak zaman alabilir.

Öte yandan gösteriler sırasında zaman zaman Türkiye lehine sloganlar atılsa da, bunlar sürekli bir slogan gibi görünmüyordu. Türkiye, İran'la sağlıklı ilişkiler sürdürmek için bu tür konuları özenle ele almak zorunda. Türkçe konuşan İranlı Azeriler İran'da büyük bir azınlık oluşturmasına karşın, Şii mezhebinden olmaları nedeniyle İran'a bağlılıkları daha güçlü. Türkiye kendi Alevileriyle ciddi sorunları olsa da, komşu ülkelerdeki ayrılıkçı eğilimlerden uzak durmalıdır. 

Türkiye, Osmanlı döneminden bu yana İran ile istikrarlı ilişkiler sürdürebildi. Türkiye-İran sınırı, 1639 Kasr-ı Şirin Antlaşması'ndan bu yana 380 yıldır değişmeden kalan dünyanın en eski sınırlarından biridir. Zaman zaman küçük çatışmalar çıkmasına karşın, iki ülke geçici anlaşma ve uzlaşılarla bunların üstesinden gelebildi, ilişkilerini istikrarlı bir şekilde sürdürdü.

Her iki ülke de bu istikrarlı ilişkileri zarar görmeden tutmakla yakından ilgileniyor. Aksi takdirde, daha ciddi bir çatışma bölgedeki tüm paradigmaları değiştirebilir.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar