ÖĞRETMEN

  • 28.11.2012 00:00

 Bir 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü daha geride bıraktık…

Bütün öğretmenlerimizin bu özel gününü kutlar, saygı ve hürmetle ellerinden öperim.

Öğretmenlik, mesleklerin en güzeli ve en kutsalıdır. Çünkü peygamber mesleğidir.

 Öğretmenlik zor meslek sabır, hoşgörü, enerji, yenilik, gayret… ister.

Bütün bu zorlukların sonunda meyveyi görmek ise bunca çileyi bir çırpıda unutturur.

Eğitimin tanımı yapılırken “Eğitim hayat boyu devam eden bir süreçtir.”  diye bir tanımda yapılır.

Evet Eğitim-Öğretim  doğumla beraber başlar ölene kadar devam eder. Hatta bu öğrenmenin ana rahminde başladığını söyleyen bilim adamları da vardır. Ve anne adaylarının olumsuz durumlardan uzak durmalarını tavsiye ederler.

Eğitim-öğretim hayat boyu devam ettiğine göre öğretmen deyince sadece okuldaki öğretmenleri mi anlamalıyız?

Tabiki hayır…

Evde anne-baba, sokaktaki insanlar hepsi birer öğretmendir. Kısaca bilgi-beceri vs öğrendiğimiz  herkes öğretmendir.

Ama okuldaki öğretmenin yeri ayrıdır. Topluma şekil veren kişiler öğretmenlerdir.

Kısaca toplumun genleriyle oynayan toplum mühendisleridir öğretmen.

Gelecekte nasıl bir nesille karşılaşacağız diye merak eden varsa çevresindeki öğretmenlere bakması yeterlidir.

Tarihe malolmuş Alparslan’ı hocası Nizamülmülk’süz, Fatih Sultan Mehmet’i hocası  Akşemseddin’siz, Yavuz Sultan Selim’i hocası, Zenbilli’den ayrı düşünmek haksızlık olur. Çünkü hamurlarını hocaları yoğurmuştur.

Dinimizde de öğretmek ve öğrenmeye çok önem verilmiştir.

Peygamberimize inen ilk ayet “ (Ey Muhammed) Oku! Rabbin sonsuz kerem sahibidir. O, kalemle yazmayı öğretti; insana bilmediğini öğretti.”

Yine Kur’anda Yüce Allah “ De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler aynı seviyede olur mu?- elbette olmaz- Ama sadece akıl sahipleri öğüt alırlar”

Peygamberimiz birçok Hadis-i Şeriflerin öğretmek-öğrenmek üzerinde durmuştur.

Bazısı şunlardır:

 “Ya ilim öğreten, ya ilim öğrenen, ya dinleyen veya bunları seven ol. Sakın beşincisi olma! Yoksa helak olursun.”

“Bende ancak bir muallim (öğretmen, yol gösterici, rehber) olarak gönderildim.”

“İlim öğreniniz. İlimde tevazu, ciddiyet, vakar ve istikamet için öğreniniz. İlminden istifade ettiğiniz kimselere de hürmet ediniz.”

Sevgili Peygamberimiz(s.) bir gün evinden çıkıp, mescide girdiğinde orada halka oluşturmuş iki topluluk gördü. Bir halkadakiler Kur’an okuyor ve Allah’a dua ediyorlardı. Diğerleri ise ilmi konuları müzakere ediyorlardı. Peygamber efendimiz(s.) onlara bakıp: “Bunların her biri hayırlı birer iş üzerindedirler. Bunlar Kur’an okuyup, Allah’a dua ediyorlar; Allah dileklerini isterse verir, istemezse vermez. Ötekiler de ilim öğreniyorlar ve bilmeyenlere de öğretiyorlar. Bunların yaptığı iş daha hayırlıdır. Şüphesiz ben, muallim olarak gönderildim, dedi ve ilim meclisinde olanların yanına oturdu.”

Hz Ali “ Kim bana bir harf öğretirse, ben onun kulu olurum.”

Başta söylediğimiz gibi eğitim-öğretim hayat boyu devam eder. Profesöründen çiftçisine herkes mutlaka okumalı ve bir şeyler öğrenme gayretinde olmalıdır.

Maalesef  toplumumuzda  “okuyupta ne olacak” algısı var. Bu algının kırılması gerekir.

Sadece paranın konuşulmadığı, gelecek nesil kaygısının, eğitim şuurunun  konuşulduğu, bütün eğitimcilere vefa gösterilen “Öğretmenler Günü”nü kutlamak temennisiyle… 

Yeni Şafak Gazetesi yazarı Osman Özsoy  Öğretmenler Günü’nün kapsama alanının genişletilmesini ve de adının “Eğitimcilere Vefa Günü” olması yönünde çok güzel bir yazı yazmış. Okunası bir yazı.  http://yenisafak.com.tr/yazarlar/osmanozsoy/egitimcilere-vefa-gunu/35147

Toplumu yüceltme sızısı çeken öğretmenlere binlerce selam olsun…

 

Kalın Sağlıcakla…

 

https://twitter.com/YSelim28

[email protected]

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.