• 26.03.2014 00:00
  • (3819)

 Herkes  yerini almıştı. Babıali civarındaki kahvehanelerde konuşlanan

İttihatçılar o anı bekliyordu. Kara Kemal Babıali’nin telefon ve telgraf

hatlarını kesmişti. Vakit tamam olunca 32 yaşındaki Enver Bey, beyaz

atına bindi, etrafında bayraklar sallayan silahlı 100 adamıyla

Babıali’ye doğru yürüyüşe geçti. Halk silahlarını sallayıp ‘yaşasın

millet yaşasın İttihat ve Terakki’ diye bağıran bu adamları şaşkınlıkla

izliyordu. Babıali’ye vardılar. Enver atından indi. İçeri gidiler. Yakup

Cemil önlerine çıkan Harbiye Nazırı’nı vurdu sonra 80’lik Sadrazam

Kamil Paşa’nın başına silahı dayadı ve İttihat ve Terakki adıyla

iktidara geldi. 100 kişi, 15 milyonluk imparatorluğun yönetimine el

koymuştu.

 

Dün bir internet sitesine konuşan Gülen

Cemaati’nin önde gelen isimlerinden Halit Esendir’i okurken insanın

aklına kır atıyla hükümeti basmaya giden Enver Paşa’dan başkası

gelmiyor:

“Türkiye Ağustos’a kadar gergin olacak. Erdoğan

Çankaya’ya çıkmayacak. Gül de HSYK, internet ve dershane düzenlemesini

veto etseydi garantilemişti. Ama yanıldı. Ya Meral Akşener ya Haşim

Kılıç çıkacak Çankaya’ya.  Yargı camiası, cemaat, CHP, MHP destek

verecek. Yüzde 90 Haşim Kılıç Çankaya'ya çıkacaktır. O yasaları iptal

etmezse, bunu yapmazsa Meral Akşener olacak gibi görünüyor...”

Dağılabiliriz.

Seçim meçim tatavaya gerek yok. Üzerinize basıp geçecekler. Ne demişti,

cemaat fedaisi gazeteci: “Erdoğan’la birlikte hareket eden bütün

yapılar, buna cemaatler ve tarikatlar de dahil tasfiye edilecekler.

Yarının Türkiye’sinde AKP’yle teması olan hiçbir kurum, kuruluş, yapı

kalmayacak. Buna Türgev, Seta, E-5 üniversiteleri, havuz medyası dahil.”

Kemalist

jakobenizmden, Gülenist jakobenizme. Yargı+ordu+CHP eşittir iktidar

formülünden yargı+cemaat+CHP eşittir iktidar formülüne. Devletin her

tarafını ele geçirip sonra karlı bir kış günü yüz adamla hükümeti basıp,

sadrazamın kafasına silah dayayan cemiyet-i mukaddesten, devlete sızıp,

sessizce her tarafını ele geçirip bir gün Başbakan’ın kafasına kaset,

tape dayayan cemaat-ül mukaddese.

Anlaşılan yıllarca halka

koyun, cahil diyen Kemalistlerin ifadelerini ala ala mevzunun ana

fikrini kapmış savcı da Twitter’ından “Zalimlerin iktidarı cahillerin

omuzlarında yükselir” capsi yapıp paylaşmış. Zamanlama manidar. Tam da

AK Parti Yenikapı’da Türkiye tarihinin en büyük mitingini yaparken.

Devleti  ele geçirmekten başka bir ufkun olmazsa, güya darbecilere karşı

iddianameler yazıp yazıp sonra da elinde halka cahil dediğin bir capsle

kalırsın öyle.

Korkma, titreme de. Yalnız değilsin çünkü.

Sağında nasibine, milyonluk mitingden tespihli sarıklı, çarşaflı irtica

fotoğrafları düşerek Allah’a şükür bütün ‘medyaya baskılar’dan kurtulup,

aslına rücu etmiş Hürriyet’i bulursun. Solunda da “Öcalan’la konuşsam,

demokrasi siciline baksana şu Erdoğan’ın, nasıl güvenirsin desem”

(Demokrasi siciline sayısız darbe ve sayısız darbecilikten pişmanlık

kitabı sığdırdıktan sonra büyük bir özgüvenle) yazısından sonra,

güvendiği Kandil dağlarına da karlar yağınca aslına rücu edip CHP basın

bürosuna dönen Cemal Paşa’nın torununu.

“Müdahale genellikle

'kapatmak' biçiminde tezahür ediyor: İçkili yerleri kapat, dershaneleri

kapat, kadınları kapat, fezlekeleri kapat, derken twitter’ı da kapat”

diyen bir başka değerli hocamız da AK Parti iktidarında özgürlükçü-solcu

olmaktan sıkılıp, Yakup  Kadri’nin yeğeni başlangıç pozisyonuna geri

dönenlerden. Kendisinden dayısının “Ne terbiye görmemiş, ne galiz, ne iğrenç bir goril sürüsü”  diye tarif ettiği köylüler hakkında serinin devamını, Yaban-2’yi yazmasını da bekliyoruz.

Tam  zamanı çünkü ülkemiz Müslümanlarını en iyi tanıyan sosyoloğa bile Vural

Savaş iddianamesi ağzıyla “Dindarlar para ve güç karşısında manevi

değerlerden koptular, kendi vicdanlarının sesi yerine liderlerinin

sesini dinliyorlar” dedirten evden Yenikapı mitingini izlerken

görülebilen bir sosyolojik realite artık bu halkın sefaleti.

Memleketin  en birikimli, makul sosyalistine 'AKP'nin 30 Mart'taki oy oranının %

33'ü geçen her miktarının bu toplumun genel kalite notundan misliyle

düşülmesi gerekecektir' dedirten karanlık da ancak böyle aydınlanabilir.

Yüzde 33’ten yukarı her puanda teknik ve artistik puanları düşürülecek

halk korku içinde sonuçların açıklanacağı geceyi beklemeye başladı bile.

Ama ya fazlası çıkarsa. Kalite puanları düşürülmüş halkımızı bu sefer çıkışa çağıran liseliye dönüyor birikimli yazar: “Eğer iktidar yüzde 40’ın üzerinde oy alırsa onunla demokrasi dışı yollarla mücadele edilir.”

En son bir MHP kongresinde illegaliteye çağrılmasından sonraki en açık çağrı bu.

Ne yapalım geliriz. Hüloooğ diye bağırsak bizi tanır mısınız?