• 7.06.2014 00:00
  • (3707)

 62. Bilderberg Toplantıları’nın 62.si geçen hafta Kopenhag’da yapıldı. Konuşulanların gizli olduğu toplantılar dünyanın her yerinde komplo teorilerinin bir numaralı malzemesi olageldi.

Komplo teorilerinin çoğu Ortadoğu değil, Batı kökenli. 1964 yılında ABD’de yayınlanan bir kitaba göre Amerikan Cumhuriyetçi Parti Bilderberg tarafından kontrol edilmekteydi. Enternasyonalist ve komünist Bilderberg tarafından ama. Castro’ya ise Bilderberg’in tek dünya hükümeti kapitalistlerin işiydi.

Kopenhag’daki toplantının önünde toplanan protestocuların pankartlarında yazdığı gibi Bilderberg’e Dünyanın Gizli Hükümeti adı veriliyor. Türkiye, Bilderberg’le ilgili bu komplo teorilerini  en çok Taha Kıvanç’ın sütunundan öğrenmişti.  2006 yılında yakın arkadaşı Fehmi Koru Bilderberg’e Türkiye’den davet edilenler arasına girene kadar tabii. Muhtemelen içeriye girince ortada o kadar gizemli bir şey olmadığını gördü ve vazgeçti…

Bilderberg hakkında ciddiye alınabilecek komplolar da var tabii. Örneğin 2013’ün başında çıkan Aldo Moro cinayeti, Mehmet Ali Ağca’nın Papa Suikastı gibi davalara bakmış İtalyan yargıç Ferdinando Imposimato’nun Cezalandırılmamış Katliamlar Cumhuriuyeti kitabı. Yargıç Imposimato, 80’lerde meydana gelmiş pek çok katliam ve terör olayıyla ilgili olarak NATO ile birlikte hareket eden Bilderberg’i suçluyor.

İtalyan Yargıtay’ının onursal başkanı, senato üyesi olan emekli yargıç Imposimato, Türkiye’de de bilinen bir isim. Mehmet Ali Ağca’yla sık sık görüşüp Papa suikastının peşini uzun süre bırakmamıştı. Hatta yargıçlıktan emekli olduktan sonra da bir dönem Ağca’nın avukatlığını da yapmıştı.

Yine de komplo olmayan gizemli tarafları da var Bilderberg’in. Bilderberg deyince Avrupa Birliği kurulmadan Avrupa’da para birliğini konuşmuş gelecek projeksiyonlarında epey iddialı  toplantılardan bahsediyoruz. 

Buna ikna olmak için Kopenhag’daki zirvenin  açıklanan katılımcı listesine bakmak yeterli. 

Dünyanın dev şirketlerinin şirketlerinin CEO'ları, dünyayı sarsan dinleme skandalının baş aktörü NSA Başkanı Keith Alexander, İngiliz İstihbaratı’nın başındaki John Sawers, dışişleri bakanları, Brüksel’den AB komiserleri, prensler, prensesler, Henry Kissenger gibi isimler bir araya geldiğinde konuşulanları herkes duymak isterdi doğrusu.

Açıklanan programa göre bu yıl Bilderberg’de Demokrasinin Geleceği, Ortadoğu’nun Yeni Görünümü, Avrupa Şimdi Ne Olacak? başlıklı oturumlar yapıldı.

Peki, Bilderberg’e dünyanın, Avrupa’nın, Ortadoğu’nun, demokrasinin geleceğini konuşmak için bu yıl Türkiye’den kimler davet edildi?

Hatırlayalım:

Koç Holding Başkanı Mustafa Koç, CHP Genel  Başkan Yardımcısı Umut Oran, Sosyolog Nilüfer Göle, İnan Kıraç’ın en yakın adamlarından Ümit Taftalı ve Gazeteci Cengiz Çandar.

Geleceği konuşmak için Türkiye’den daha iyi isimler bulunamazdı doğrusu!

2013 yılının ortasında hükümete karşı ayaklanmaları destekleyip  bir yıl dolmadan devrilmesi için destek verdikleri Başbakan’ı fabrika açılışlarına çağıran holding patronu.

CHP’deki siyasi mühendislikten sonra,  şimdiden solmuş Sarıgül’ün İstanbul Belediye Başkanlığı projesinin arkasında yer aldığı söylenen bir işadamının en yakın çalışma arkadaşı.

Kemal Derviş’i Mustafa Kemal Derviş ilan etmesi hafızalarda dururken, insanlığın geldiği son aşama ilan etmediği kaldığı Gezi, tezleri bir yılı dolmadan iflas etmiş bir sosyolog.

“Erdoğan, 30 Mart'ta o koltuğunda oturamayacak. Bu hafta yeni gelişmeler olacak. Erdoğan'ın korktuğu başına gelecek. Belki de 30 Mart'ı bile görmeden siyasetten çekilebilir" demiş CHP’nin loser Genel Başkan Yardımcısı.

Ve çok kanlı geçebilir dediği 2013’te çözüm sürecinin başladığı, 2013’ün başlarında “ipine sarılan kaybeder” dediği Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığına yürüdüğü bir gazeteci…

Bilderberg hakkındaki bütün komploları çökertecek bir davetli listesi bu…

Dünyanın Türkiye’yi niye ve nasıl yanlış okuduğuna başka delile ihtiyaç var mı? Bilderberg’in dünyayı yöneten gizli hükümet olmadığına da…

Belki de Kopenhag’da Bilderberg’e ev sahipliği yapan otelin önündeki Batılı komplocu protestocuların eline şöyle bir pankart daha çok yakışırdı: Yav he he…