• 11.07.2014 00:00
  • (3655)

 Kral XVI. Louis’in adı Madam Bütçe Açığı’na çıkmış savurgan karısı Kraliçe Marie Antoinette’e bir kıtlık anında ekmek isteyen halk için şaşkınlıkla “Ekmek bulamıyorlarsa, pasta yesinler” dedirten Fransız Devrimciler giyotine yolladıkları Kraliçe üzerinden eski rejim aleyhine epey propaganda yapmışlardı.

Sonra, Marie Antoinette daha dokuz yaşındayken Rousseau’nun İtiraflar’da büyük bir Prenses’e söylettiği bu sözün Kraliçe’nin ağzından hiç çıkmadığı anlaşıldı.

Zaten pasta diye çevrilen, Fransızların kahvaltılarda yediği şekerli yumurtalı bir çeşit ekmeğimsi yiyeceği olan brioche. O kadar da gaddar değilmiş Kraliçe...

Ekmek vaadinin işe yaradığı seçim kampanyaları da olmadı değil. 1933’te Nazi Partisinin en popüler sloganlarından biri Ekmek ve Özgürlük’tü. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra İtalya’da Mussolini’yi Duçe yapan da “İtalyanlar ekmek istiyor, başka bir şey değil” popülizmiydi...

Tabii ki kampanyasını ekmek üzerine kuran Ekmeleddin İhsanoğlu’nun son iki isimle hiçbir benzerliği yok. Belki onlar gibi kendisini siyasetin ve “süfli işlerle uğraşan” siyasetçilerin üstünde görmesi dışında.

Eğer zor bir isim olan Ekmeleddin’i halka belletmek için ses benzerliği avantajlarıyla bulunmuş bir reklamcılık harikası değilse “Ekmek İçin Ekmeleddin” sloganı tam da o cenahın siyasetçisinden reklamcısına entelektüeline dindar halk kitleleri hakkındaki yanlış bilinçlerinin harika bir dışavurumu.

Aslında yanlış bilinç kavramını Marx’a borçluyuz. Alman İdeolojisi’nde halkın burjuva ideolojisi sayesinde gerçeği, kapitalist ilişkileri tıpkı camera obscura’daymış gibi tepetaklak gördüğünü anlatır.

Her ne kadar kampanyanın bu sloganını ve peksimet şeklindeki logosunu bulmuş dâhi reklamcısı sosyalist olsa da, bizdeki durumun Marx’la pek ilgisi yok.

“AKP neden kazanır, CHP neden kaybeder” kitabının yazarı olan reklamcının bu kısır döngünün nasıl kırılacağıyla ilgili bulduğu formül şöyle özetlenebilir:

“Ekmek yerine pasta yiyenlerin oyları zaten cepte. Peki geri kalanların oylarını nasıl alabiliriz?

Halkımız aslında çıkarlarına aykırı olan, normal şartlarda oy vermemesi gereken bu AKP’ye cahil, eğitimsiz olduğu için dinle, makarnayla kömürle kandırılarak oy vermiyor mu?

O zaman biraz da biz kandıralım bu halkı.

Dindarlık mı istiyorsunuz? Buyurun en iyisi. Müderris oğlu, İslam Konferansı Teşkilatı Başkanı. Bir nevi ‘modern zaman halifesi.’ Yaşasa piyano çalan, resim yapan son Halife Abdülmecit Efendi’yi de ayarlardık.

Bu kısım tamam. AKP size makarna mı veriyor. Buyurun biz de ekmek veriyoruz. Zaten halk dediğin adamlar da akşam eve ekmek getirip getiremediğine bakar. Gerisi mühim değil.

AKP bu sayede 12 yıldır 8 seçim kazandığına göre sıra bizde. Zaten biz iyi ve doğruyuz onlar kötü ve yanlış.”

Yanlış bilincin böylesi. Yaşadığı ülkenin insanlarını bırakın, reel rakamlarını bile okuyamamanın, cehaletin bu kadarı.

Halkımız dindar olduğu için değil, 100 yıldır horlandığı bir sistemin, elitlerin karşısında öfkesini, taleplerini temsil ettiği için Menderes’e, Demirel’e, Özal’a ve 12 yıldır da Erdoğan’a oy verdi.

Halkımızın tek derdi akşam eve ekmek götürüp götürmemek de değil. 2002’de AK Parti halktan, olmayan ekonomik başarıları için değil, güven, yenilik ve 28 Şubat’ın rövanşı için oy aldı.

Sonraki seçimlerde makarna dağıttığı için değil, başörtüsü yasağını kaldırması için, askerlere haddini bildirmek için, Davos için, milli geliri üç katına çıkardığı için oy aldı, alıyor.

Ayrıca halkımızın Allah’a şükür artık ekmeği var. Pasta da yiyebiliyor. İftara yarım saat kala fırınların önündeki pide kuyruklarını saymazsak, kuyrukla alınan tek şey de yeni çıkan Apple ürünleri.

Tanıştıralım; AKP’nin üzerine oturduğu yeni orta sınıf. Burası da milli gelirin 10 bin doların üstünde olduğu Türkiye Cumhuriyeti. Bu da o cumhuriyetin hâlâ kötü hatıralarını temsil eden kurucu partisi CHP. Ve sizin adayınız o CHP’nin adayı hâlâ… Çünkü sizin kafanız hâlâ o eski CHP’nin kafası.

Yine kandıramadınız. Kafaya fazla takmayın ama. AKP de 12 yıldır halkımızı kandırmıyor. Gayet rasyonel bir ilişki bu.

Tabii, büyük konuşmamak lazım.

Ekmek yerine güzel bir çikolatalı pasta vadetseydiniz belki…

.....

(Başlık Kaan Ökten’in (@Kaan_H_Okten ) tweetinden alınmıştır)