Kürtlerin beyazı da Demirtaş

  • 14.12.2014 00:00

 HDP kurulduğu ilk andan itibaren eleştirilerime mazhar olmuştu ve süreç, bu konuda beni hiç yalanlamadı. Partinin ilk kurulduğu anda bazı Kürt dostlarım beni uyarmış ve sabırlı  olmam konusunda tekinlerde bulunmuşlardı. Zira HDP, Öcalan’ın da proje olarak desteklediği bir partiydi. Yanılmadığım için mutlu değilim elbette. Bu ülkenin sahici bir muhalefete ihtiyacı vardı ve HDP, çözüm sürecinin aktörlerinden biri olarak muhalefet boşluğunu doldurabilirdi. Ne yazık ki dolduramadı, dolduramıyor.

Selahattin Demirtaş’ın, gezi sürecinde Sırrı Süreyya Önder’e devrettiği gezicilik misyonunu üstlenmesi gecikmedi. Öcalansız çözüm için direnen KCK beyazları ile HDP beyazları işbirliği içinde, paralel yapının da ilgi alanına girmeyi başardı (!)

KCK tutuklamalarını savunan Paralel Yapı’nın destekçisi Pervin Buldan, o tarihlerde Ergenekon ve Balyoz davalarını küçümseyerek, KCK tutuklularının serbest bırakılmasını talep ederken, sahiden demokratik bir tavır sergiliyor  ve ülkenin başat sorunlarına mı dikkat çekiyordu?

Selahattin Demirtaş, 6-7 Ekim serhildanında 50 Kürt’ün ölmesini hangi mantıkla açıklayabiliyor ki, İç Güvenlik Paketi üzerinden sokakları yeniden işaret edebiliyor?

Kürtler,  barışı ve çözüm sürecini asla Demirtaş ve Pervin Buldan gibi Beyaz Kürtlere teslim etmeyecekler…

HDP’nin kuruluşunun Gezi sürecine denk gelmesinin tesadüf olmadığı gün geçtikçe netleşiyor. Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde de bir yazımda belirttiğim gibi, Demirtaş’ın gezicilere verdiği mesajlardan tutun da, çözüm sürecine ilişkin tek bir mesajına rastlamadığımıza; paralel yapının medyasının yoğun ilgisini “istediğim gazeteye demeç veririm” derekesine indirmesine, hükumet tarafı ile yapılan görüşmelerin  çarpıtılmasına dek  HDP, Kürt aklını  kullanmadığını ve kullanmayacağını ispat etme gayreti içinde olduğunu gizleyemiyor.

Bu arada yine Demirtaş ve çevresinin Osmanlıca dersine karşı çıkması anlaşılmaz değil, gayet anlaşılır. Çözüm sürecini bozmak için paralel yapının militan gazetesine demeç veren, CHP ile ittifaka yanaşan Demirtaş’ın bu konuya, başka türlü yaklaşması anlaşılmaz olurdu. Osmanlıca demek Türk’ün dili demek; Osmanlı dönemi Kürt eserlerinin okunabilmesine ihtiyaç bile yok bu mantığa göre Bu yüzden kendi tarihi ve dilinden utanan ulusalcılardan farkı da yok Demirtaş’ın

HDP  bir bütün olarak beyaz Türkleri ve beyaz Kürtleri temsil ederken ve gittiği yolun uçurum olduğunu bilmemesi olanaksız. HDP  cenahı, bu beyazlığı çok sevdi belli ki…Ama şu şiir dizesini unutmamak gerek:

Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu

Birinciliği beyaza verdiler .

Demirtaş ve avanesi resmen Paralel yapının gündeminde ve çözüm sürecini bloke etmek üzerinden Pensilvanya’ya hizmet etmekten imtina etmemektedir. Bu yüzden beyazın her kesimi kirlidir…

Çözüm süreci, HDP ve KCK kanadı tarafından   bozulmak istense dahi, barış özlemi bu ülke halklarının hakkı ve sorumluluğudur ve barıştan vazgeçmeye de niyeti yoktur. HDP de bunu böyle bile, kirlene kirlene…

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.