HDP BARAJI ASLA AŞAMAZ

  • 3.03.2015 00:00

 Öcalan’ın silah bırakmak için PKK’yi baharda silah bırakması için olağanüstü kongre toplamaya davet etmesinin ardından  diğer muhalefet bir yana Selahattin Demirtaş’ın açıklamaları şöyleydi:

“Hayırlara vesile olur, barış için herkes üzerine düşen sorumluluğu yerine getirir diye temenni ediyorum. Parlamentoda görüşülen güvenlik yasasının da gözden geçirilmesi gerekir, barış getirecek bir yasa tasarısı değildir. İktidar köşeye sıkışmışsa bunun nedeni nedir? Bizim mücadelemizdir böyle algılanması lazım. Silahsızlanma, ateşkes gibi durumlar konuşuluyor geliyorsa, bu AKP'nin lütfu değildir. Barış isteyenlerin çabasıdır. Bu hükümeti kurtarma operasyonu da değil, lütfu da değil. Güvenlik paketini göreceğiz, izleyeceğiz. Hükümetin üzerine düşen görevleri, topluma verdiği sözleri yerine getirecek adımlarla ilerlemedi."

"UMUT VERMİYOR"

Demirtaş, Yalçın Akdoğan'ın açıklamalarına karşılık olarak şu ifadelere yer verdi: "Barışa uzaklaşacağım diye çalışmıyoruz, Barışı çok arzuluyoruz. Hükümet yürüttüğü politikayla, zerre kadar umut vermiyor, barışa yaklaşmıyor."

Bu yeni açıklaması üzerinden ben de 2013’te HDP yeni kurulduğunda programları üzerinden bir yazımda  şu belirlemeleri yapmıştım:

“Aciklama da gosteriyor ki, iktidar hedefi olmayan cok bilesenli HDP'nin tek hedefi AKP'dir. Zira CHP cenderesinden kendilerini uzak tutmayacaklari, basinda cikan aciklamalarda mevcuttur.

BDP'nin, Barzani'nin gelisini protesto edecegini aciklamasi bile Kemalist tutumuyla ilgildir. Gelisen cozum surecini baltalamak, savastan nemalanmak ulusalcilarin olmazsa olmazidir.

Vizyonsuz parti HDP ciddi anlamda misyon partisi islevi gorecektir. Misyonu da, Kemalist Turkiye'yi yiktirmamak ve ulkeyi AKP diktatorlugunden (!) kurtarmaktir. Ne kadar tanidik bir hikaye..”(2013)

2014’teki bir yazımda da şu belirlemeleri yapmıştım:

“Sahiden mizah konusu olabilecek gelişmeler üzerinden, büyük acıları yine bu ülke halkları çekiyor. Bu durumda da devletin, çözüm sürecini önceliği olarak görmesi Türkiyeli Kürtlerin, şımarık çocuk pozisyonundan çıkmasına ve çözümü her kesim için ve başta da kendileri için elzem kılmanın yollarını bulmasına bağlıdır. Peşmergeye güvenmeyen bir PKK ve KCK, Öcalan’a güvenmeyen bir PKK ile yol almak kolay olmadığına göre, bu yolda  yürümek için bu kesimlerin  vandallıklarından ve bölgesel hegemonya sevdalarından vazgeçmeleri gerekmektedir. Suriye rejimi Rojova’yı barış sürecinde sunmadı Kürtlere. Savaşın bir merhalesinde kendi çıkarı için ( PYD de ÖSO’ya karşı savaşıyordu zira ) sundu. Bunu zafer olarak görmek ve Erbil’den daha çok ve ülkedeki çözüm sürecinden daha çok, Kobane üzerinde durmak olsa olsa İran projelerine ortak olmaktır.”

Bu da gösteriyor ki, Gezi süreci  partisi olan HDP, kendisine çizilen misyonu layıkıyla yerine getiriyor. 50’den fazla Kürdün ölümüne sebep olan Demirtaş için, Öcalan’ın kongre ve silahsızlanma çağrısı elbette geri tepecekti ve geri tepti de….Kendisini Öcalan yerine koymaya çalışan Demirtaş, Kürdün 30 yıllık mücadelesini bir kenara koyacak ve kendisi hiçbir  bedel ödemeden Öcalan’ın yerine göz dikecek? Öyle mi?

Ey Demirtaş, bu ülke halkları kana fazlasıyla doydu, barışa aç…Senin partin diğer bir çok yapı , kişi gibi kandan beslenmek istiyorsa da, bu ülke halkları buna izin vermeyecek…

Sen hala barış derken bir de “ama” eklediğin sürece barajı aşamayacaksın. Cumhurbaşkanlığı seçiminde de ağzına almamıştın çözüm sürecini ve barışı…Şimdi de  bu gayretlerinle barajı aşamayacaksın...

*Alıntı yazıların tamamı için : https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=1486690702147205966&pli=1#allposts

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.